News

Sağlıklı bir sindirim sistemi için neler yapıyorsun?

Gastrointestinal Sistem Nedir ve Hastalıkları Nelerdir? – Medicana

Gastrointestinal sistem, yapısı, hastalıkları ve tedavisinde ki güncel gelişmeleri bu makalemizde bulabilirsiniz.

Gastrointestinal Sistem Nedir ve Hastalıkları Nelerdir? - Medicana

Gastrointestinal Sistem (GİS) Nedir?

Gastrointestinal sistem; ağız ile anüs arasında uzun tubüler yapı ve bu yapı ile ilişkili birçok organı içine alan ve temel görevi sindirim olan bir sistemdir.

Sistemin temel görevi sindirimi gerçekleştirmek olmakla birlikte organlar birbiri ile ilişkili çok sayıda görevleri karmaşık bir yapı içinde yerine getirmektedir. Örneğin pankreas hem sindirim için ince bağırsağa sindirim enzimlerini salgılarken diğer taraftan, başta kan şekerini düzenleyen insülin ve glukagon olmak üzere çok sayıda hormon salgılamaktadır.

Mide hidroklorik asit ve pepsin salınımı ile kimyasal sindirime destek olurken, diğer taraftan intrinsik faktör ile B12 vitamin emilimi, grelin hormonu salınımı ile de iştahın düzenlenmesinde rol almaktadır.

Benzeri sindirim ve hormonal faaliyetler sindirim sisteminin diğer bölgelerinde de devam etmektedir.

Gastrointestinal Sistem tarafından yürütülen fonksiyonlar;

Çiğneme ve yutma: Gıdaların küçük parçalara ayrılarak ağız- farinks aracılığı ile yemek borusuna ulaştırılmasıdır.

Sindirim: Alınan gıdaların küçük emilebilir moleküllere kadar enzimler aracılığı ile parçalanmasıdır (mide, ince bağırsaklar).

Emilim: Emilebilir hale gelmiş moleküllerin (protein, karbonhidrat, yağ), mineral ve vitaminlerin kan ve lenf sıvısına geçişidir(ince bağırsaklar).

Boşaltım: Emilemeyen gıda artıklarının depolanması ve anal yol ile dışarı atılması fonksiyonlarını yerine getirmektir (kalın bağırsak).

Sindirim Sistemi: Ağız, Farinks (yutak), Özefagus (yemek borusu), Mide, İnce bağırsaklar, Kalın bağırsaklar, Rektum, Anal kanal şeklindeki tübuler yapı ve bu yapı ile ilişkili; tükürük bezleri, safra kesesi, karaciğer, pankreas organlarının bütününden oluşur.

Sindirim sistemi tubuler yapısı temel olarak dört tabakadan oluşmaktadır. Tüp şeklindeki duvar yapısı içten dışa doğru; mukoza – submukoza – muskularis propria – seroza şeklindedir. Bu tübüler yapı gıdaların karıştırtılmasını ve ileri doğru itilmesini sağlar. Sindirim sisteminin duvar yapısı organların fonksiyonlarına uygun yapısal değişiklikler gösterir. Mide de kas tabakası farklı konfigürasyonlarda iken özellikle pilor kardia gibi sfinkter bölgelerinde kas yapı ve dizaynı farklı özellikler gösterir. Sindirim sisteminde kanserlerin büyük kısmı en iç tabaka olan mukozadan kaynaklanmaktadır.

Benign ve malign çok sayıda hastalık mevcuttur. Tüm bu organların sık (mide kanseri, kolon ve rektum kanseri…) ve daha nadir görülen (ince barsak kanserleri, safra kesesi kanserleri, appendiks kanserleri…) malign hastalıkları yanında, sık görülen ( karaciğer hemangiomları, safra kesesi taşları, peptik ülserleri, hemoroid…) nadir görülen (meckel divertikülü, leimyoma, çöliak hastalığı…) benign hastalıkları mevcuttur. Diğer taraftan tüm bu organlara ait enfeksiyöz (amibizis, salmonella, şigalla…) ve nonenfeksiyöz (crohn, ülseratif kolit..) çok sayıda iltihabi hastalıkları mevcuttur.

Kısacası sindirim sisteminde; kabızlık ve dispepsiden kansere kadar farklı yüzlerce hastalık mevcuttur. Bu hastalıklarında ilaçla tedaviden cerrahi tedaviye ve organ nakline kadar geniş bir tedavi seçenekleri vardır. Tedavideki alternatifler her geçen gün artmaktadır.

Gastrointestinal sistem hastalıklarında tanı ve tedavide çok sayıda güncel gelişmeler olmuştur. Özellikle gastroskopi, kolonoskopi gibi endoskopik metotların gelişmesi ile organların direkt içinin görülebilmesi ve yine bazı hastalıkların endoskopik tedavilerinin yapılabilmesi bunlara örneklerdir.

Diğer taraftan laparoskopideki gelişmeler ile birçok cerrahi girişim artık laparoskopik (kapalı) olarak (safra kesesi, reflü cerrahisi, obesite cerrahisi, kolorektal cerrahi…) yapılabilmektedir. Cerrahi tedavideki bilgi birikimi ile teknolojinin kombine edilmesi ile çok daha başarılı ameliyatlar yapılmasına, hastalıkların daha etkin tedavi edilmesine neden olmaktadır.

Sonuç olarak gastrointestinal sistem vücudumuzun ana sistemlerinden biri olup birçok hastalığın görüldüğü bir sistemdir.

Tanı ve tedavideki gelişmeler, bilinçlenme düzeyindeki artış hastalıklarda daha etkin tedavilerin olmasını sağlamaktadır.

Ramazanda rahat bir sindirim sistemi için nasıl beslenmeli?

Ramazan ayı içerisinde olduğumuz şu günlerde oruç tutmanın etkisiyle hazımsızlık, şişkinlik, kabızlık gibi mide-bağırsak problemlerinin görülme sıklığı da artabiliyor. Aynı zamanda birçoğumuz koronavirüs sebebiyle haraketli hayatlarımıza ara verip günün büyük bir kısmını evde geçiriyoruz. Dolayısıyla bu günlerde…

Ramazanda rahat bir sindirim sistemi için nasıl beslenmeli?

Sindirim problemleri yaşamamak için yediğiniz yiyeceklerin yanında bunları nasıl ve ne zaman tükettiğiniz de önemlidir. Ramazan ayında sahura kalkmadan oruç tutmak, yağlı ve kızartılmış ağır yemekler yemek,  uzun süren açlığın etkisiyle iftarda hızlı ve fazla miktarda yemek gibi nedenler mide ve bağırsak problemlerini tetikleyebilir.  Orucunuzu 1-2 tane hurma ve bir bardak su ile ya da çorbayla açmak uygundur. Orucunuzu açtıktan sonra yemeye birkaç dakika ara vermek midenizin dinlenmesine ve açlık duygusunun azalmasına yardımcı olacaktır. İftarda hızlı biçimde yemek,  besinlerin iyi çiğnenmeden yutulmasına ve bu nedenle yiyeceklerin hazmedilme sürelerinin artarak sindirim sistemi organlarının yorulmasına yol açar.  Ayrıca hızlı yemek, tokluk hissinin geç oluşmasına ve fazla miktarda besin tüketilmesine, dolayısıyla yüksek kalori alımına neden olur. Bununla birlikte hızlıca yenen yiyecekler ile birlikte hava yutulması mide ve bağırsakta gaz problemine yol açabilir.  Yemeğinizi her zaman küçük lokmalar halinde iyice çiğneyerek, ağır ağır yiyin. Böylece yiyecekleri hazmetmeniz kolaylaşır, gaz şişkinlik gibi problemler yaşamazsınız ve daha çabuk doyarsınız. 

Yiyeceklerinizin sıcaklığına dikkat edin. Çok sıcak gıda tüketimi ağzınızda soğutmaya çalışırken hava yutmanıza neden olabilir.  Ayrıca çok sıcak yiyecekler sindirim sistemine zarar verir, kanser riskini artırır.

Sindirim sistemi ve bağırsakların düzenli çalışması,  kabızlık, hazımsızlık gibi problemler yaşamamak için beslenmenizde prebiyotik ve probiyotiklere daha çok yer açın.  Probiyotikler, bağırsaklardaki dost bakterilere destek olur, besinleri daha kolay hazmetmenizi sağlar, kabızlığın önlenmesine yardımcı olur. Bu dönemde bağışıklığınızı güçlendirmek ve sağlıklı bir sindirim sistemi için öğünlerinizde ev yoğurdu, kefir gibi probiyotik besinlere de yer verin. Prebiyotikler ise bağırsaklardaki dost bakterilerin çoğalmasına yardımcı olan karbonhidratlardır, yararlı bakterilerin besin kaynaklarıdırlar.  En fazla domates, muz, yulaf, çilek, kuşkonmaz, yer elması, karahindiba, pırasa ve diğer soğan ailesinde bulunur.

Ramazanda rahat bir sindirim sistemi için nasıl beslenmeli

İçinde bulunduğumuz bu dönemde bol miktarda lif ve su tüketimi de oldukça önemli. Su daha çok öğün aralarında ve gün içerisinde en az 8-10 bardak tüketilmelidir. Oruç tutanlar ise bu miktarı iftar ve sahur arasında tamamlamalıdır. Sebze, meyve ve kurubaklagiller lif  açısından zengin besinlerdir. Çiğ sebzeleri fazla tüketmek hazımsızlığa sebep oluyorsa pişmiş sebzelere (fırında, buharda haşlanmış ) ağırlık verin. Pişmiş sebzeler çiğe göre daha kolay hazmedilir.  Gün içerisinde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketimine özen gösterin.

Bitki çaylarından destek alın

Yemekten hemen sonra içilen demli bir çay ya da kahve bazı besin ögelerinin emilimini azaltabileceği gibi ramazan ayında bütün gün susuz kalan vücuttan su kaybını da artırır. Ayrıca koyu çay, kahve, kola, gazoz gibi gazlı içecekler mide asit salgısını artırarak reflüyü tetikleyebilir.  Çay içilmek isteniyorsa yemekten bir saat sonra içilmeli, az demli açık çay tercih edilmelidir. İftardan sonra mideyi rahatlatacak, sindirime yardımcı olacak rezene, zencefil, papatya, az demli nane çayı gibi bitki çaylarını tercih edilebilir.

Ramazanda rahat bir sindirim sistemi için nasıl beslenmeli

Uzak durulması gereken yiyecekler

Yağlı yiyeceklerin hazmı zordur. Dolayısıyla yiyecekleri yağda kızartma, kavurma yerine ızgara, fırında ya da haşlama metodu kullanılmalıdır. Yoğun tuz içeren turşu, salamura gibi besinlerden uzak durulmalıdır. Et tercihiniz az yağlı olmalıdır. Şeker oranı yüksek tatlı tüketimi hazımsızlığı artırabilir. Bunların yerine erik, hurma, kayısı, incir gibi kuru meyve tüketimi hem tatlı isteğinizi bastıracak hem de yumuşatıcı özelliğiyle kabızlığı önlemeye yardımcı olacaktır. Çikolata, sarımsak, soğan, bazı süt ürünleri, bazı baharatlar, narenciye gibi besinler bazı insanlarda hazımsızlık, reflü gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Yediğiniz besinleri günlük tutarak kaydedin ve takip edin. Rahatsız eden besinleri daha az tüketin veya tüketmeyin. Yemek yedikten sonra hemen yatmayın,  yemeğinizi yatağa gitmeden birkaç saat ince bitirin.

Sağlıklı bir sindirim sistemi için hareket edin

Düzenli egzersiz bağırsaklarınızın da iyi ve düzenli çalışmasını sağlar, stresin azaltılmasına yardımcı olur. Evde kalmak sizi hareketten alıkoymasın. Evde yapılabilecek hafif ve basit egzersizleri uygulayabilir, televizyon veya internet üzerinden egzersiz derslerine katılabilirsiniz.

referans :
www.medicana.com.tr
www.hurriyet.com.tr

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.

Back to top button