News

2016 MİT e ait yardım tırlarının durdurulması olayına ilişkin davada Can Dündar a devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklama suçundan 5 yıl 10 ay, Erdem Gül e ise aynı suçtan 5 yıl hapis cezası verildi

Can Dündara MİT TIRları davasında 27 yıl 6 ay hapis cezası – Sputnik Türkiye

MİT TIR’ları davasında yargılanan gazeteci Can Dündar, “casusluk” ve “silahlı terör örgütüne yardım” suçlarından 27 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Can Dündara MİT TIRları davasında 27 yıl 6 ay hapis cezası - Sputnik Türkiye

MİT TIR’larının durdurulmasına ilişkin davada yargılanan sanık eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, “gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” ve “örgüt (FETÖ) içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlarından 27 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kapalı yapılan duruşmaya, gazeteci Can Dündar’ın avukatları katılmadı. Duruşmada, müdahil Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli İstihbarat Teşkilatını (MİT) avukatları temsil etti. 

Duruşmada, sanık avukatları tarafından daha önce yapılan ve üst mahkemeye gönderilen reddihakim talebinin reddine yönelik karar okundu. Ayrıca sanık avukatlarının UYAP üzerinden mahkemeye dilekçe göndererek, esasa dair savunma yapmayacaklarına yönelik bildirimde bulundukları tutanağa geçirildi. 

Cumhuriyet Savcısı, sanık Can Dündar’ın, “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar, “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan da 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasına ilişkin esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, Can Dündar’ın, “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” suçundan 18 yıl 9 ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi. 

Can Dündar’ın, FETÖ’nün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte yardım ettiğini belirten mahkeme heyeti, sanığın suç tarihinde toplumda tanınan gazetenin (Cumhuriyet) genel yayın yönetmeni olması nedeniyle suça konu haberlerle örgüt lehine toplumda algı oluşturduğunu ve suça konu haberlerinden sonra örgüt tarafından bu haberlerin eş güdümlü olarak kullanılmaya başlanıldığını anlattı.

Uluslararası arenaya taşınan haberlerle siyasi iktidarı gerek iç kamuoyunda gerekse uluslararası alanda “teröre destek veren bir ülke” konumuna düşürmek kastının yoğun olarak bulunduğunu kaydeden heyet, sanığa verilen cezada böylelikle örgüte sağlanan fayda, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşıldığını belirtti.

Can Dündar’ı “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar veren heyet, “bilerek ve isteyerek yardım eden” sıfatı nedeniyle cezayı önce 5 yıl 10 aya düşürdü, suçu Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında olması nedeniyle de artırarak 8 yıl 9 aya çıkardı. 

Sanığın yargılama sürecinde yurt dışına kaçtığını, halen firari olarak arandığını, yargılama sürecinde sosyal medyadan yayınladığı videolar ve yaptığı paylaşımlarla pişmanlık duymadığının anlaşıldığını belirten mahkeme heyeti, yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle Dündar’ın cezalarında herhangi bir indirime gitmedi.

Mahkeme heyeti, Can Dündar hakkında ayrıca, “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla açıklamak” suçundan yasal unsurlar oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurdu. 

Sanık Dündar’ın “gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” ve “silahlı terör örgütüne yardım” suçlarından aldığı cezalar doğrultusunda, hükümle birlikte tutuklanmasına karar veren heyet, sanık hakkında daha önceden çıkarılan yakalama emrinin devamı, daha önceki aşamalarda çıkartılan kırmızı bülten ve iade talepnamesi işlemleriyle iadesinin istemini de karara bağladı. 

Mahkeme heyeti, mahkemece 7 Ekim 2020 tarihli ara kararıyla verilen el koyma kararının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamını kararlaştırdı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve eski Ankara Temsilcisi Erdem Gül, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek ve açıklamak” ile “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlarından tutuklanmıştı.

Başsavcılıkça hazırlanan iddianameyi kabul eden İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonunda Dündar ve Gül hakkındaki kararını, 6 Mayıs 2016’da açıklamış ve “devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak” suçundan Dündar’ı 5 yıl 10 ay, Gül’ü ise 5 yıl hapisle cezalandırmıştı.

Dündar ve Gül hakkında, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçundan beraat hükmü kuran heyet, “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan ise dosyayı ayırmıştı.

Yargılanma sürecinde Başsavcılık, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında başlattığı soruşturma kapsamında da iddianame hazırlamıştı.

Mahkeme heyeti ayrıca, “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan ise Berberoğlu, Can Dündar ve Erdem Gül’ün dosyalarını ayırmıştı. Yurt dışına gittiği belirlenen ve duruşmalara katılmayan Can Dündar hakkında 2 Nisan 2018’de gıyabi tutuklama kararı ve kırmızı bülten çıkarılmasına karar verilmişti.

Dündar ve Gül’ün, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklama” suçlarından verilen hapis cezası kararlarının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yargılanmalarına yeniden başlanmıştı.

Bu kapsamda 7 Mayıs 2018’deki duruşmada mahkeme, Erdem Gül’ün yargılandığı dava dosyasının ayrılmasına hükmetmiş ve Erdem Gül daha sonra beraat etmişti.

Ayrılma kararları sonrasında Can Dündar’ın bu mahkemede yargılanmasına devam edilmişti.

MİT tırları davasında flaş gelişme – GÜNCEL Haberleri

MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin sanıklar Can Dündar, Erdem Gül ve Enis Berberoğlu’nun yargılandıkları dava dosyası, aynı olaya ilişkin olduğu için birleştirildi.

MİT tırları davasında flaş gelişme - GÜNCEL Haberleri

MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin sanıklar Can Dündar, Erdem Gül ve Enis Berberoğlu hakkında “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan yargılandıkları dava dosyası, aynı olaya ilişkin Aydınlık gazetesinde çıkan haberle ilgili iki sanık hakkında ”Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçundan açılan dava ile birleştirildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde kapalı yapılan duruşmaya, birleşen dava dosyası sanıkları Orhan Ceyhun Bozkurt, Mustafa İlker Yücel ile sanıklar Erdem Gül ve başka suçtan tutuklu sanık CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun katıldıkları öğrenildi.

Duruşmada sanık avukatlarının taleplerine ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Berberoğlu’nun avukatlarınca reddi hakim talebi nedeniyle dava dosyasının İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.

Bu arada celse arası, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin görüntülerin Aydınlık gazetesinde yayımlanmasına ilişkin Aydınlık gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Mustafa İlker Yücel ve eski istihbarat şefi Orhan Ceyhun Bozkurt hakkında ”Devletin güvenliğine ve siyasal yaralarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçundan 5 yıldan 10’ar yıla kadar hapis istemiyle açılan dava ile Dündar, Gül ve Berberoğlu’nun ”örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan yargılandıkları dava dosyası ile birleştirilmesine karar verdiği ortaya çıktı.

– Duruşma çıkışı açıklama

Duruşmayı izlemek üzere adliyeye gelen CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Gürsel Tekin, Gamze Akkuş İlgezdi, Barış Yarkadaş ve Nurettin Demir ile CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat’ın da aralarında bulunduğu heyet basın açıklaması yaptı.

Açıklamayı yapan Enis Berberoğlu’nun avukatı Murat Ergün, gizli yapılan duruşmada, mahkeme heyetinden yargılamayı usulüne göre yapmalarını talep ettiklerini ve herkesin suçsuz olduğunu söylediğini belirterek, 20 Aralık’a ertelenen duruşmada her şeyin netleşeceğini ifade etti.

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da davanın kapalı yapılmasını eleştirerek, ”Açık yargılama adil yargılamanın ön koşuludur. Neden kapalı olduğu açıklanmalıdır. Duruşmayı izleyemedik” dedi.

İl Başkanı Canpolat ise davanın çöktüğünü savunarak, “FETÖ ile ya da diğer terör örgütleriyle bir ilişkisi olmadığı Anayasa Mahkemesinin kararı ile ortaya çıkmıştır. Yerel mahkeme de bu karara uymak zorundadır. Aslında iki mağdur var. Biri Enis Berberoğlu biri de Anayasa Mahkemesidir. Anayasa Mahkemesi kendi kararlarına sahip çıkmalıdır. Bu davanın siyasi bir baskı ile açılan dava olduğu bellidir. Eğer FETÖ aranıyorsa iktidar kendi çevresine bakmalıdır.” ifadesini kullandı.

Canpolat, bütün tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılması, hukuki ayıptan bir an önce dönülmesi gerektiğini söyledi.

– Davanın geçmişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün, “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek”, “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklamak” ve ”silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlarından tutuklanmıştı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, MİT’e ait yardım tırlarının durdurulması olayına ilişkin gizli kalması gereken bilgi ve fotoğraflara Cumhuriyet gazetesinde yer verdikleri gerekçesiyle yargılanan Dündar ve Gül hakkındaki kararı, 6 Mayıs 2016’da açıklamıştı. Mahkeme, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklama” suçundan Dündar’ı 5 yıl 10 ay, Gül’ü ise 5 yıl hapisle cezalandırmıştı.

Dündar ve Gül’ün, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçundan beraatına karar veren mahkeme heyeti, “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan ise “FETÖ/ PDY örgütünün varlığı yönünde kesin bir yargı hükmü mevcut olmadığı, varlığı yönünde henüz kesin bir yargı hükmü mevcut olmayan bir örgüte yardım etmek şeklinde yüklenen suçtan herhangi bir suretle hüküm kurulamayacağı” gerekçeleriyle dosyanın ayrılmasına hükmetmişti.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açılan Erdem Gül ve Can Dündar’ın yargılandığı evrede, sanık Can Dündar’ın “bana görüntüleri solcu bir milletvekili verdi” şeklindeki açıklamasının bir kısım GSM telefonlarının KDM bilgileri ve açık kaynaklardan yapılan tespitler ile adı geçenin cezaevinde tutuklu olarak bulunduğu sırada yazdığı “Tutuklandık” adlı kitap ile ilgili yayınların değerlendirilmesi sonucu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’na bildirilmesi üzerine Berberoğlu hakkında soruşturma açılmıştı.

Soruşturma sonucunda CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında, Adana ve Hatay’da yasa dışı yollarla durdurulan MİT tırlarının görüntülerini Can Dündar’a verdiği gerekçesiyle “Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini askeri ve siyasal casusluk amacıyla temin etme” ve “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) bilerek ve isteyerek yardım etme” suçlarından 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmıştı.

Sanık Berberoğlu’na açılan davanın 21 Eylül 2016 tarihli ilk duruşmasında, MİT tırlarının görüntülerini yayınlaması için Can Dündar’a verdiği iddiasıyla hakkında “devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini askeri ve siyasal casusluk amacıyla temin etme” ve “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçlarından istemiyle dava dosyasının, aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle Dündar ve Gül’ün yargılandığı bu dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmişti.

Mahkeme heyeti, sanık Berberoğlu’nun üzerine yüklenen “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak” suçunu işlediği sabit olmakla beraber, suçun işlenişi biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, sanığın güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutuklanmasına karar vermişti.

Cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususları, sanık lehine takdiri hafifletici sebep olarak kabul eden mahkeme, Berberoğlu’nun cezasını 25 yıla indirmişti.

referans :
tr.sputniknews.com
www.haber7.com

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.

Back to top button