News

Vatandaş Sokakta AKP Tek Tweet

tweet

tweet definition: 1. a short, high sound made by a bird 2. a short remark or piece of information published on…. Learn more.

tweet

Add tweet to one of your lists below, or create a new one.

{{message}}

{{message}}

Something went wrong.

{{message}}

{{message}}

Something went wrong.

Hocaoğlu’na bir tepki de İYİ Parti’den

İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Şanbaz Yıldız, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret eden AKP İzmit Meclis Üyesi Fikret Hocaoğlu’na tepki gösterdi. Yıldı…

Hocaoğlu’na bir tepki de İYİ Parti’den

İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Şanbaz Yıldız, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret eden AKP İzmit Meclis Üyesi Fikret Hocaoğlu’na tepki gösterdi. Yıldız, “Hakaret ederek ekonomik krizden kurtulacaklarını sanıyorlar” dedi

İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Şanbaz Yıldız, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret eden AKP İzmit Meclis Üyesi Fikret Hocaoğlu’na tepki gösterdi. Bir açıklama yayınlayan Yıldız şu ifadeleri kullandı: “Dün akşam AKP’li meclis üyesi Fikret Hocaoğlu’nun hakaret içeren paylaşımlarını yüreğimiz sızlayarak okuduk. İttifak ortağımız Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ağza alınmayacak sözler söyleyen Fikret Hocaoğlu AKP’nin içerisinde bulunduğu çıkmazın en net göstergesidir. Siyaset üretemeyen, yarattıkları ekonomik kriz nedeniyle sokağa çıkacak yüzü olmayan AKP’liler muhalefet temsilcilerine hakaret ederek, gündem değiştirerek ekonomik krizden kurtulacaklarını sanıyorlar. Dün genel başkanımız Meral Akşener’e yapılan saldırıların bir benzeri bugün Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal beye yapılmıştır.

SİYASET BU DEĞİLBiz siyasetin sokakta, alanda, vatandaşla iç içe yapılacağına inanıyoruz. Bu sebeple İYİ Parti olarak, Millet İttifakı olarak 12 ilçede sürekli sahada vatandaşla iç içeyiz. Ancak vatandaşın yanına gidecek cesareti olmayanlar, siyaseti bilgisayar klavyelerinin arkasına sığınarak sağa sola hakaret etmek olarak görüyor. Neresinden baksanız yazık olan bu durumu lanetliyoruz. Bu saldırı, hakaret siyaseti ilk defa vuku bulmuyor. AKP’liler köşeye sıkıştıkça benzer yollara başvuruyor. Bunun tek bir çözümü var, erken seçim. Bir an önce getiren sandığı, koyun ortaya hesaplaşalım. Herkes ederini bulsun. Vatandaş rahat bir nefes alsın. Siyasetteki bu gerginlikler son bulsun.”

25 Kas 2021 – 16:13Kocaeli-Siyaset

Yorumunuz yarım kaldı, devam etmek için üstteki yoruma, silmek için buraya tıklayın

Kırmızı alanlar eksik veya hatalı girildi. Lütfen bu alanları düzeltip tekrar gönderelim

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.

Yorum yazarak Kocaeli Barış gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Barış gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Barış gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Barış gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

Kemal Kılıçdaroğlu: “Erdoğan milli güvenlik sorunudur”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında AKP iktidarının ekonomi yönetimini eleştirdi ve ekonomik krizin vatandaşlara etkilerini değerlendirdi. Erdoğan’ın Mandacı iktisatçıların reçetelerine bunun için itibar etmiyoruz sözlerine, Garanti veriyorsun dolarla bu mandacılık değil mi? Tank Palet Fabrikasını kalktın Katar Ordusuna verdin bu mandacılık değil mi? diyerek yanıt verdi

Kemal Kılıçdaroğlu: “Erdoğan milli güvenlik sorunudur”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın “Üretim, yatırım, istihdam, büyüme odaklı ekonomi politikasında ülkemiz ve milletimiz için en doğrusunu yapmakta kararlıyız. Kurun piyasadaki hareketlerini bunun için takipte özellikle kararlıyız. Yatırımı, üretimi, ihracatı bu yüzden teşvik ediyoruz. Felaket tellallarının gürültülerini bunun için dikkate almıyoruz. Mandacı iktisatçıların reçetelerine bunun için itibar etmiyoruz. Fahiş fiyat artışları yapan fırsatçılara da göz açtırmayacağız, hepsinin tepesine tepesine bineceğiz” açıklamalarına da tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu, “Garanti veriyorsun dolarla bu mandacılık değil mi? Tank Palet Fabrikasını kalktın Katar Ordusuna verdin bu mandacılık değil mi? Sen mandacılığa karşı mücadele ediyorsan.. Birileri sana ‘aptal olma’ dediğinde mektubu alıp yüzüne çarpacaktın… Şimdi efelik yapıyor. Bu millet yutmaz. Sen korkma bu millet senin ne mal olduğunu gayet iyi öğrendi. Sen artık bu saatten sonra Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel bir milli güvenlik sorunusun” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının satır başları şöyle oldu:

Türkiye’nin ciddi sorunları var ekonomide. Açık söylemek gerekirse mutfaklarda yangın var. Hangi eve giderseniz gidin -Saray’ı ve dolarla ticaret yapanları ayrı bir yere koyuyorum- Ortak derdimiz asgari ücretle geçinenler; açlık, yoksulluk sınırının altında maaş alanlar.

Fiyatlar artıyor ve herkes birbirini suçluyor. İktidar kanadı halcileri suçluyor. Hal esnafına gittim, konuştum. Halci arkadaşları topladım ve onlarca dertleştim. Neden iktidar hal esnafının üzerine bu kadar geliyor? Nedir bu işin gerçeği?

Dediler ki: Tarımsal üretim çok pahalı. Gübre, ilaç, tohum, fide, sera malzemeleri pahalı ve çiftçi dolarla belirlenen bu fiyatlarla almak zorunda. İkincisi bütün Avrupa Birliği ülkelerinde çiftçiler desteklenir ama biz de tarım kanunu var uygulanmıyor. Çoğu zaman var olan destekleri de toprak sahibine veriyorlar.

Ankara Hali’nde gösterdiler. Plastik kasayı gösterdiler. Bu kasanın fiyatı içindeki domatesten daha pahalı dedi. Bu çiftçi ne yapacak? Üretici ne yapacak?

‘Biz burada komisyoncuyuz, bizim alacağımız ücreti biz belirlemiyoruz. Yüzde 8 ama bunu da biz belirlemedik. Dolayısıyla bizim fiyatları artırma gibi bir şeyimiz yok. İstesek de yapamayız.’ dediler. ‘Biz suçlanmak istemiyoruz’ dediler. ‘Bizi hedef sektör haline getirdiler oysa biz yüzde 8’den başka bir kar elde etmiyoruz’ dediler.

Sonunda şunu söylediler. ‘Hali kazanan seçimi kazanır’ dediler. Ben de, ‘Başkan hiç endişe etme hem hali hem seçimi kazanacağız’ dedim. Onların bütün sorunlarını çözeceğim.

Sırça köşkte, sarayda oturursanız, oturup hal esnafı ile konuşmazsanız Türkiye’nin sorunlarını çözemezsiniz. İnşallah bu bize nasip olacak.

Bir de gıda sektörü var. Mutfaklarda yangın var dedik. Her gün zam geliyor. Marketlerde saat başı etiket değiştiren elemanlar işe başladı. Öyle bir noktaya geldi ki Türkiye insanlar satış yaparken zarar ediyor. Çünkü yarım saat sonra fiyat değişecek aldığı fiyata kar koyamayacak.

Onların da dertlerini öğrendim. Bizim dertlerimizi aktarın dediler. Diyorlar ki üretici elindeki malı satmaktan tedirgin. Bu tedirginlik felaket bir şey. Satışı yapanlar fiyat artışından sorumlu değildir. Eğer konuyu maliyet ve üretim ekseninde düşünemezseniz zaten fiyat artışı zorunlu olarak gelir.

Hükümetin birinci önceliği üreticiyi korumak olmalı dediler. Eğer koruyamazlarsa açlıkla karşı karşıya kalabiliriz. Denetleme ile baskı ile fiyatlar düşmez, malı karaborsaya düşer dediler. Siz üretimi çözeceksiniz, piyasaya mal vereceksiniz. Yine gıda sektöründe eğer tedarik zincirinde bir kopuş olursa fiyatları kontrol edemezsiniz dediler.

Az önce çiftçinin girdilerinin ne kadar pahalı olduğunu ifade etmiştim. Tarım Orman Bakanlığının Kasım 2021 verileri: Üre Gübresinin tonu 8 bin 960 liraya çıkmış. Şimdi daha da arttı. Geçen yıl aynı ayda 2 bin 519 liraydı. Artış yüzde 256. Peki bu çiftçi ne yapacak? Siz kalkıyorsunuz çiftçiyi, marketçiyi, halciyi suçluyorsunuz. Dolar tırmandıkça bunlar artıyor adamlar ne yapsın? Fiyat mecburen artacak. Baskıyla, terörle mi fiyatı düşüreceksin? Hal esnafını terörist mi ilan edeceksin? Önce dönüp kendine bak. Türk Lirasını eriten kim? Sorumluluktan kaçıp sorumluluğu vatandaşa yüklemeye çalışıyorlar.

Her şey pahalanırken et fiyatları neden düştü? Çünkü yem fiyatları artınca inekler kesime gitti. Sonrasında bizi farklı bir senaryo bekliyor. 32 milyon dekar alan ekilmiyor.

‘Her gün ürün fiyatı değişirse ortada bir sorun var demektir. İktidarın buna eğilmesi lazım. Soruna eğilmiyor bizi suçluyor’ diyorlar. Birisi, ‘Tarım Bakanlığı kaldırılırsa bu sorun çözülür’ dedi. ‘Et ve Süt Kurumu engel kurumuna dönüşmüş durumda’ dediler.

Karnabaharda artış yüzde 124, patateste yüzde 70, yüzde 60-70-80 artış var. Asgari ücret asla bu kadar artmadı. 14 milyon asgari ücretli var. 14 milyon asgari ücretlinin dışında, aylık geliri asgari ücretin 3’te biri kadar 7,5 milyon kişi var.

Bu vatandaş nasıl geçinecek? Yunanistan’da asgari ücret Türkiye’nin yaklaşık 3 katı. Kim perişan oldu?

Yoksulluk sınırı 10 bin 335 lira. Asgari ücret komisyonunu toplayın bu insanlar geçinemiyor dedik ama yapmadılar. Yapacağız dediler yılbaşını bekliyorlar, zaman kazanmaya çalışıyorlar.

Bir emekli bana bir not göndermiş. ‘Malulen emekli oldum maaşım 1992 TL yakında 100 liraya denk gelecek. Bugün kendi kendime düşündüm acaba ben Uganda da mı yaşıyorum? Ben bu maaşla faturamı ödeyim, ekmek mi alayım, öğrenci mi okutayım yoksa evimi geçindiremiyorum diye intihar mı edeyim? Bana bir akıl ver. Bu nasıl bir sosyal devlet ben anlamadım. Ben seni çok eleştiriyordum, hakkını yemişim, hakkını helal et’ diyor. Senden biraz sabır bekliyorum. O saray gelecek buraya. Demokratik yollarla Saray sosyetesine dersini vereceğiz ve onları göndereceğiz. Saray sosyetesi ayrı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ayrı. Bu kardeşiniz fakirin, fukaranın, garibin, gurebanın, çiftçinin, emekçinin, herkesin yanında olacak.

Gıda sektörünün bütün bileşenleri ile toplantı yaptıktan sonra bu millet daha büyük acılar çekmesin diye çıktım 6 maddelik bir öneri yaptım. Bu düzeni beraber değiştireceğiz. Çiftçinin su ve elektrik borçlarını sil kardeşim. Öyle büyük paralar değil bunlar.

Bankalarda, tarım kredi kooperatiflerindeki kredilerin faizlerini sil, anaparayı 6 ay ertele dedik. Tarımsal üretimde kullanılan mazotta 6 ay KDV alma dedik. Tüketicinin nefes alması için de 6 ay boyunca KDV’yi sıfırlayacağım de. Vatandaş bari ucuza alabilsin.

Bizim belediyelerimiz kooperatiflerle işbirliği yapıyorlar. Büyük çoğunluğu kadın kooperatifleri. Yetersiz olduğunu biliyorum bütün belediyelerin aynı şekilde davranmasını isterim.

Benim ayrıca marketlere de bir çağrım oldu. 10 temel ürün var bunlara zam yapmayın dedim. Zarar edeceksiniz biliyorum ama bunu telafi edeceğiz dedim. Bu ülkenin barışı ve huzuru için bu gereklidir dedik.

Ekonominin perişan halini biliyorlar acaba bundan nasıl sıyrılırız diye arayışlar içindeler. Birisi konuşmuş, ‘Siz bizi ekonomiyle, dolarla terbiye edemezsiniz’ diyor. Erdoğan, ‘Bu ekonomik Kurtuluş Savaşı’ndan da milletimizi zaferle çıkaracağız’ diyor. Eski bir AKP’li milletvekili, ’17-25 Aralıkta bu milletin cebinden 50-60 milyar dolarını çaldılar’ dedi. Vallahi hırsızları en iyi siz bilirsiniz… Ben 17-25 Aralık olaylarında 50-60 milyar dolar çalındığını bilmiyordum ama her ay 10 milyon doları cebine indiren adam bu rakamı veriyor.

50-60 milyar doları çaldılarsa çalan adam belli değil mi? ‘Oğlum paraları sıfırladın mı?’ diyen adam kimdi? Allah konuşturuyor… Sözde bize atacak ama itiraf ediyor.

Vallahi seni dolarla terbiye ettiler.. Öyle bir ettiler ki sabah yattın dolar, akşam yattın dolar. Mezara mı götüreceksin o doları? Dolarla kimi terbiye ettiler? Bunlardan eski birisi, ayda 10 bin doları cebine indirirken dolar baronları tarafından terbiye ediliyor. Konuşmayacaksın diyorlar. Terbiye ediyorlar.

Sen dolarla vatandaşlık satıyorsun, seni dolarla terbiye etmişler. Türk Lirası milli paramızken dolarla ihale yaptılar. Demek ki seni dolarla terbiye ettiler. Bunları öyle bir terbiye ettiler ki, Türk Lirası’nı unuttular… Vatandaşlarından dolarla euro ile borçlandılar…

Sen garantilerin tamamını dolarla yapıyorsun. Öyle bir terbiye ettiler ki bunlar Türk Lirası’nı unuttular. Dolar yüzünden tank-palet fabrikasını peşkeş çektiler. Bankalardaki mevduatın yüzde 58 dolar. Öyle bir terbiye ettiler ki bunları, bir tarafta baronlar diğer tarafta tefeciler oturuyor. Kazananlar hep aynı. Kaybedenler 83 milyon. Adam terbiye edilmiş farkında değil.

Bütün bu rezillikler yaşanırken saray sosyetesinin lideri Erdoğan, ‘Bu ekonomik Kurtuluş Savaşı’ndan milletimizi zaferle çıkaracağız’ diyor. Ne oldu ki Milli Kurtuluş Savaşı vermeye başladın? Bu ülkeyi başkası mı yönetiyordu, 20 yıldır neredeydin? Geçiniz bunları. Millete gaz vermeyi de bırak otur adam gibi görevini yap. Sana söyledim, ders verdim dersini çalış. Ne yapacağını söyledim sana. Ders verdim, dersini çalış. Dolarla ihale alanların başına çok şey gelecek. Bu milletin hakkını soracağım.

‘Mandacı iktisatçıların reçetelerine itibar etmiyoruz’ diyor. Allah aşkına söylediği sözün anlamını biliyor mu? Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerini bıraktın Londra mahkemelerini seçtin. Neden? Çünkü dolarla ihale alanlar yarın iktidar değişirse başına bir iş gelmesin diye. O dolarla ihale alanların başına çok şey gelecek. Milletin hayrına ne geliyorsa gelecek… Bu milletin hakkını ve hukukunu savunacağım.

Garanti veriyorsun dolarla bu mandacılık değil mi? Tank Palet Fabrikasını kalktın Katar Ordusuna verdin bu mandacılık değil mi? Sen mandacılığa karşı mücadele ediyorsan.. Birileri sana ‘aptal olma’ dediğinde mektubu alıp yüzüne çarpacaktın… Şimdi efelik yapıyor. Bu millet yutmaz. Sen korkma bu millet senin ne mal olduğunu gayet iyi öğrendi. Sen artık bu saatten sonra Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel bir milli güvenlik sorunusun..

Sendika.Org

Kılıçdaroğlu: 4 Aralıkta mitingler başlıyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, olağanüstü MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Londra’daki tefecilerin temsilcisi olduğunu öne sürdü.

Kılıçdaroğlu: 4 Aralıkta mitingler başlıyor

Erdoğan’ın dolar baronlarına hizmet ettiğini öne süren Kılıçdaroğlu “Türk Lirası ne kadar pul haline gelirse Erdoğan o kadar memnun oluyor. Bankada doları olan köşeyi dönüyor. Bir günde yüzde 20-25 kâr elde ettiriyor. Kime hizmet ettiği belli. Sen Türkiye’yi birilerine peşkeş çekiyorsun, biz buna isyan ediyoruz. Kendi ülkende, kendi vatandaşına dolarla borçlanma dedim. Hani sen yerliydin, hani sen milliydin? Hani bu ülkenin parası Türk Lirası’ydı? Erdoğan şahsım hükümeti Londra’daki bir avuç tefecinin temsilcisidir” dedi.

Seni ve şurekanı seçime zorlamak için elimden ne geliyorsa yapacağım” diyen Kılıçdaroğlu, 4 Aralık’ta Mersin’den başlayarak mitingler yapacaklarını duyurdu.

Antep ve Urfa ziyaretlerini iptal ederek, MYK toplantısına başkanlık eden Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

‘MİLLET BU ARTIK NUMARALARI YEMİYOR’

Erdoğan şahsım hükümeti Londra’daki bir avuç tefecinin temsilcisidir. ‘Ben dış mihraklar dersem arkamdan gelenler olur’ diyor. Millet artık bu numaraları yemiyor. Vatandaş cebindeki paraya, elektrik parasına, mutfağa bakıyor. Hangi dış mihraklar? Her gelenin aldattığı bir adam Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetebilir mi? Dış mihraklar demek beni kandırdılar demektir. Sen çocuk musun?

Mutfakta yangın var. Öyle bir noktaya taşıdılar ki bir tarafta mutfakta yangın var, diğer tarafta piyasalarda güvensizlik var. Böyle bir tabloyu Türkiye hiç yaşamadı. 2018 Ağustosu’ndan beri uyarıyorum; ülkesini seven bir kişi olarak, daha kriz kapıdayken sorumluluk hissederek uyarıyorum. Neler yapması gerektiğini madde madde açıklıyorum. En cahil insanın bile anlayabileceği bir dili kullanmaya özen gösterdim.

‘MAMALARA KELEPÇE VURULAN BİR TÜRKİYE VAR’

Geldiğimiz nokta kritik. Açlık fakir fukaranın kapısında. Mamalara kelepçe vuruluyorsa, sadece 1 kilo alabilirsiniz diye sınırlama koyuluyorsa; ben size 21. yüzyıldaki Türkiye’den söz ediyorum, yönetme erkini kaybetmiş bir kişiden bahsediyorum. Sorumlu bellidir; her şeyin sorumlusu benim diyen kişidir, Saray’da oturan Erdoğan’dır.

‘MÜTEAHHİTLERE NEDEN DOLARLA BORÇLANDIN’

Kendi ülkende, kendi vatandaşına dolarla borçlanma dedim. Hani sen yerliydin, hani sen milliydin? Hani bu ülkenin parası Türk Lirası’ydı? Erdoğan şahsım hükümeti Londra’daki bir avuç tefecinin temsilcisidir. İsraf haramdır dedim, yolsuzlukları engelle dedim. İsraf diz boyu devam ediyor. Yolsuzluk yapanları, israfın her türlüsünü yapanları bırakın engellemeyi, devletin en üst kademesine getirdiler. Böyle bir tabloyu vicdanı olan vatandaşlar kabul edebilir mi? Bütün bu tabloların tek bir sorumlusu vardır; kifayetsiz, kibirli Erdoğan’dır. Kibir, şeytana özgü bir kavramdır, bunun da altını çizmek isterim.

‘DIŞARIDAN GELEN UYUŞTURUCU BARONLARININ PARASIYDI’

Açtığı belalardan nasıl kurtulabilirim bunun derdinde. Neymiş efendim, dış mihraklarmış. Dışarıdan kimliği belirsiz 13 milyar dolar para geldi. Kimin parasıydı bunlar, 

‘SENİN DÜNYALIKLARINI DA ÇOK İYİ BİLİYORUM’

Beyefendi, senin nerelerde ne yaptığını çok iyi biliyorum, dünyalıklarını da çok iyi biliyorum. Sen Türkiye’yi birilerine peşkeş çekiyorsun. Yaptığı tam bir deliliktir, saçmalıktır, zırvalıktır. Türkiye’yi bu zor tablodan çekip çıkaracağız. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın, Türkiye düzelir. Potansiyeli vardır. Türkiye’yi krizden çıkaracak en yetkin kadrolar CHP’nin çatısı altındadır. Biz Kuvayi Milliyeciyiz. Bu yangından Türkiye’yi çıkarmak bizim temel görevimizdir.

‘SENİ VE ŞÜREKANI SEÇİME ZORLAYACAĞIM’

Buradan nasıl çıkarız? Bütün bu olayları yaratan temel unsur yanlış siyaset. Sorunu aşmanın yolu da siyaset… Nasıl aşacağız? Erdoğan ve şürekâsına sesleniyorum; milletten niye korkuyorsun, sandıktan niye korkuyorsun? Sandığı getir kardeşim… Yangın varsa sandığı getireceksin. Niye milletten korkuyorsun? Milletin iradesinden kaçılır mı! Getireceksin sandığı! Seni ve şürekânı seçime zorlamak için, seçim yaptırmak için elimden ne geliyorsa yapacağım. Erken seçim talebi sadece bizim partimizin talebi değildir. Erken seçim talebi milletin talebidir. Milletimizle beraber omuz omuza bu işin üstesinden geleceğiz. 4 Aralık Cumartesi günü Mersinlilerleyiz. İşçisiyle, memuruyla, çiftçisiyle, kamyon şoförüyle, herkesle buluşacağız. Talebi göreceksiniz, herkes erken seçim istiyor.

Referans :
dictionary.cambridge.org
www.kocaelibarisgazetesi.com
sendika.org
www.colemerghaber.com

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu