News

Kahve tüketimi diş sağlığını… Beden Sağlığı

Ağız ve Diş Sağlığı Şikayetlerini Önlemenin Yolları

Ağız ve diş bakımı sağlıklı dişler için ve ağız kokusu sorunu yaşamamak için oldukça önemlidir. Kişilerin konfor alanını işgal eden ağız ve diş sağlığı şikayetleri günümüzde de ne yazık ki birçok kişinin muzdarip olduğu konulardan biridir. Ağız ve diş sağlığı her ne kadar ağız içini ilgilendiriyor gibi görünse de uzun süre dikkat edilmemesi halinde ağız içinde bakteri artışına ve dolaylı olarak çürük oluşumuna neden olur.

Ağız ve Diş Sağlığı Şikayetlerini Önlemenin Yolları

Ağızda oluşan bakteri plağı da, iç organlarında da belli şikayetlerin oluşmasına sebep olabilir. İstanbul Dental Care, ağız ve diş sağlığı alanında uzman kadrosuyla hizmetinizde! Ağız ve Diş Sağlığı için Diş Kliniği Seçimi Dişlerde meydana gelen çürüklerin giderilip tedavi edilmesi için öncelikle diş kliniği gibi diş hastalıklarının tedavi edildiği kurumlardan randevu alınmalıdır. Uzman hekimlerin, ağız ve dişlerde oluşan sorunun giderilmesi için uygulayacakları tedavi, ağız ve diş şikayetlerinin ortadan kalkmasını sağlar. Dişlerde meydana gelen çürüklerin tedavisi için hastaneler tercih edilebildiği gibi özel diş kliniği gibi kurumlara da başvurulabilir. Alanında uzman hekimlerin müdahalesi, diş sağlığına kavuşmak için oldukça önemlidir. Diş kliniğine gelen hastalar için diş sağlığına kavuşmak kadar bulundukları ortamın güven vermesi de oldukça önemlidir. Diş kliniği açmak isteyen hekimler, hastaların daha rahat hissedecekleri diş kliniği tasarımı tercih edebilirler. Bunun yanı sıra, diş kliniğinin doğru mekanda açılması da oldukça önemlidir. Diş kliniği açmak isteyenlerin en çok merak ettiği meselelerden birisi de diş kliniği maliyeti konusudur.  Maliyet hesaplaması yapılabilmesi için lokasyon olarak diş kliniğinin nerede olduğu ve tercih edilen malzemelerin kalitesinin yanı sıra mekanın kaç metrekare büyüklüğe sahip olduğu gibi detaylar büyük önem taşır. Bu faktörler doğrultusunda, açılacak olan diş kliniğinin tahmini olarak ne kadar maliyete sahip olacağı hesaplanabilir.

Klinik açmak isteyenlerin, lokasyon ve malzeme hesaplaması yapmadan “diş kliniği açmak kaç para?” sorusuna net bir cevap almaları oldukça zordur. Bu fiyatlar az önce de bahsedilen detaylara göre farklılık göstermektedir. Diş kliniği açmak isteyen diş doktorları, öncelikli olarak; şehir, semt, kliniğin büyüklüğü, malzeme kalitesi gibi konularda netlik kazanmalıdır. Tüm bu detayların netleşmesi demek, maliyetin de netleşmesi demektir. Diş hastalıkları denildiği zaman kişilerde öncelikli olarak korku duygusu açığa çıkar. Diş kliniğini doğru adreste açmak kadar doğru diş kliniği tasarımı da oldukça önemlidir. Mekanın tasarımında; rahatlatan, korku duygusunu en aza indirgeyen tasarım ve renkler tercih edilmelidir. Bu gibi tasarımlar, hastaların kendilerini daha rahat hissetmesine ve güven duygularının artmasına sebep olur.

İstanbul Dental Care Uzman Kadrosuyla Daima Yanınızda! İstanbul Dental Care, 2008 yılının başında ağız ve diş sağlığı alanında hizmet vermeye başlamış bir dental kliniğidir. Günümüzde de, pandemi sebebiyle karantinaya rağmen çalışmalarını başarılı bir şekilde devam ettirmektedir. İmplantlardan laminelere, laminelerden kuronlara kadar hemen her estetik ve medikal diş tedavilerini içeren geniş bir tedavi yelpazesine sahiptir. İstanbul Dental Care; Endodonti,Pedodonti,Periodontoloji ve Ortodonti gibi farklı alanlarda uzmanlaşmış diş hekimleriyle tüm tedavi türlerinde profesyonel bir şekilde müdahalede bulunabilmektedir. Aktif olarak diş ve diş eti tedavileri uygulanabilmektedir. İDC kliniğinde bu tedavi seçeneklerinden; zirkonyum kaplama, lamina porselen, implant, invisalign ve diş beyazlatma işlemlerine daha çok rağbet gösterilmektedir. Bu işlemlere olan rağbetin daha fazla olmasının temel nedeni, çalışılan laboratuvarın ve kullanılan malzemelerin kaliteli olmasıdır. Laboratuvarın donanımlı olması ve bu materyaller ile oluşturulan ürünlerin de kalitesi sayesinde yapılan tedavilerin sonucu da oldukça başarılı olmaktadır. Bu işlemlere rağbeti artıran bir diğer sebep de, işlemlerin kişilerin hayalindeki diş profiline kavuşabilmeleri için en iyi çözüm olmasıdır. Bu tedaviler sonucunda, hastalar hayallerindeki diş görünümüne 5 gün içinde kavuşabilmektedir. Ağız ve Diş Sağlığı Sorunları Nasıl Önlenir? Ağız ve diş sağlığında meydana gelen sorunlar, kişilerin yaşam kalitesini etkilediği için önem teşkil eder. Ağız ve diş sağlığına nelerin zarar verdiğini bilmek, bu sorunların oluşmasına engel olmak için de oldukça önemlidir. Peki, ağız ve diş sağlığını korumak için ne yapmak gerekir? Nelerden uzak durulmalıdır? İşte en çok merak edilen sorular ve cevapları… – Sigara: Sigara kullanımı, dişlerin zarar görmesinin yanı sıra; ağız kokusu, ağızda buruk tat, ağız kuruluğu ve hatta daha ileri derecede ağız kanseri gibi sorunlara yol açmaktadır. Dişlerin sararmasında da büyük bir etkiye sahip olan sigara, kişilerin hem içten hem de dıştan zarar görmesine sebep olur. Sigara kullanımını sonlandırmak demek, sağlıklı dişleri ve sağlıklı bir bedeni beraberinde getirir. – Çay ve kahve tüketimi: Uzmanlar, çay ve kahve tüketiminin ağız içinde asit salgısı yapan bakterilerin artmasına sebep olduğunu belirtmektedir. Ağızda asitin artması da dişlerde çürük oluşumunun daha kolay bir şekilde meydana gelmesini sağlar. Diş yüzeyinde yaşayan bu bakteriler, çay ve kahve tüketiminin ardından dişlerin fırçalanması sonucu giderilebilir. Hekimler, çay ve kahve yerine süt ve süt ürünlerinin tüketilmesini önermektedir.

– Tatlılar ve sert besinler: Tatlı gıdalar, yapışkan şekerliler ve sert kabuklu kuruyemişler, dişlerin temizlenmesi zor alanlarında bakteri oluşumuna sebep olabilmektedir. Bunun yanı sıra, sert kabuklu besinler, diş minelerinin zarar görmesine hatta dişte kırılmaların oluşmasına sebep olabilmektedir. Uzmanlar mümkün oldukça tatlı ve sert kabuklu besinlerin tüketimini azaltmayı önermektedir. Bu besinler tüketildikten sonra dişlerin özenle temizliği yapılmalıdır.

– Tatlı tüketim saatine dikkat: Uzmanlar, tatlı tüketiminin yemek öğünü içerisinde yapılmasının diş sağlığı için önemli bir detay olduğuna dikkat çekmektedir. Yemeğin birkaç saat sonrasında tüketilen tatlının, dişlerde daha hızlı çürümeye sebep olacağı söylenmektedir. Uzmanlar, yemek saatleri içerisinde tatlı tüketilmesi, çürüğe yol açan bakteriler hala çalışırken tüketildiği için bu bakterilerin tekrar aktif hale gelmediğine dikkat çekmektedir.

– Diş temizliğinin önemi: Diş temizliğinin düzenli olarak yapılması ağız ve diş sağlığı açısından büyük bir öneme sahiptir. Özellikle; çay kahve tüketimi ve tatlı ve sert kabuklu, dişlerin temizlemesi kolay olmayan kısımlarına nüfuz eden besinler tüketildiğinde diş temizliğini itinayla yapmanın önemi büyüktür. Ağız içinde bakteri plağı oluşumuna engel olmak için ağzı çalkalamaya ve dişleri fırçalamaya özen gösterilmelidir. Uzmanlar, diş fırçalama işleminin sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez yapılmasını önermektedir. İki ya da üç ayda bir diş fırçasının değiştirilmesine de dikkat edilmelidir. Diş fırçasına, diş macunu nohut büyüklüğünde sıkılmalı, fazla diş macunu kullanımından kaçılmalıdır. Diş temizliği için sadece diş fırçası ve diş macunu kullanımı yeterli değildir. Mutlaka diş ipi kullanımına da özen gösterilmelidir. Diş ipi yardımıyla, diş fırçasının ulaşamadığı yerlere kolaylıkla ulaşmak mümkündür. Diş ipi, diş eti hastalıklarının önlenmesi için de oldukça önemlidir. Diş ipi kullanımı esnasında, diş etlerine zarar vermeden nazik bir şekilde diş ipini hareket ettirmeye özen gösterilmelidir. Diş fırçası kullanımında da fırçanın kuru olmasına dikkat edilmelidir. Diş macununda bulunan florün suyla etkileşime girdiğinde etkisinin azaldığı bilinmektedir. Diş temizliği de bu detaylar göz önünde bulundurularak yapılmalı, 6 ayda bir diş kliniğine kontrole gitmeye dikkat edilmelidir.

Kahve tüketimi diş sağlığını koruyor – Beden Sağlığı

Ramazan Bayramı’nda şeker tüketimine ve diş sağlığı açısından dikkat edilmesi gerekenlere dikkat çeken Uzm. Dr. Fatma Çiçekdağı Set, ‘ Ölçülü olarak koyu, şekersiz ve siyah kahve tüketiminin, diş sağlığına katkısı bulunmaktadır” dedi.

Kahve tüketimi diş sağlığını koruyor - Beden Sağlığı

Rio de Janerio Federal Üniversitesi’nden Andrea Antonio danışmanlığında yapılan bir araştırmaya göre, ölçülü olarak içilen koyu, şekersiz ve siyah kahvenin aslında diş plağına neden olan bakterilerdeki biyofilmleri aktif olarak parçalayarak, çürük oluşumunun durdurulmasına katkı sağladığının tespit edildiğini belirten İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Dişçilik Hizmetleri Bölüm Başkanı Uzm. Dr. Fatma Çiçekdağı Set, “Ramazan Bayramı’nda bu şekilde tüketilen kahvelerin diş sağlığına faydaları bulunmaktadır. Ancak su tüketimini kısıtladığı için oruçluyken sınırlı bir şekilde tüketilmesinde fayda vardır. Rutin zamanlarda da günde 2 fincandan fazlasının tüketilmemesi gerekmektedir” diye konuştu.

TATLI VE ASİTLİ İÇECEKLERDEN HEMEN SONRA DİŞLERİNİZİ FIRÇALAMAYIN

Ramazan’dan sonra rutin diş kontrollerinin yapılması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Fatma Çiçekdağı Set, “Tatlı ve asitli içeceklerin sıklıkla tüketildiği Ramazan Bayramı’nda; bu asitli içeceklerden hemen sonra dişlerin aşınmasını önlemek için fırçalamamak gerekir. Tercihen bu besinler tüketildikten sonra bir bardak ılık su içilmeli ve ağız bol su ile çalkalanmalıdır. Diş fırçalama için tükürüğün asit etkisini azaltması açısından en az 1 saat beklenmelidir. Ayrıca florürlü diş macunları da dişteki çürük sayısını azaltmaktadır. Tatlı tüketimi sonrasında ağza atılan bir parça peynir bazik olduğu için asit ortamı azaltır ve çürük oluşumu engeller. Kısacası oruçluyken, Ramazan Bayramı’nda ve normal rutinde tatlı ve asitli gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmak ağız ve diş sağlığı açısından gereklidir” ifadelerini kullandı.

“30-34 YAŞ GRUBUNDA 100 KİŞİDEN ÇÜRÜĞÜ OLMAYAN KİŞİ SAYISI 3”

Türk Dişhekimleri Birliği’nin 2020 istatistik verilerine de değinen Set şunları söyledi:

“Diş hekimine başvuru sıklığı yıllık kişi başı 5, ülkemizde ise 0,9’dur. Yine aynı araştırmalarda, 35-44 yaş grubunda kırsal kesimde çürük görülme oranı yüzde 95-98, şehir çevresinde yüzde 79, şehirlerde ise yüzde 76 olduğu belirlenmiştir. 20-24 yaş grubunda diş çürüğü nedeniyle kişi başına tedavi edilmesi gereken diş sayısı 5.48’dir. Bu oran 25-29 yaş grubunda ise 7’dir. Bütün diş dizini ağızda yer almış olarak kabul edilen 12-13 yaşlarında her 100 çocuktan 81-84’ünün dişlerinde çürük bulunmaktadır. 30-34 yaş grubunda ise 100 kişiden çürüğü olmayan kişi sayısı yalnızca 3’tür. 12 yaş grubunda eksik, çürük ve dolgu sayısı 4,5’dur. Ülkemizde çürük oranının bu kadar yüksek olması, Ramazan ayında oruç tutarken çürüklere bağlı ağız kokusunun da artışına sebep olmaktadır. Bu dönemde sahur ve iftardan sonra dişlerimizi dairesel hareketlerle 2 kez minimum 2 dakika fırçalamayı ve diş fırçasının temizleyemediği yerlerin temizliğinde de günde bir kere diş ipi kullanımını önermekteyiz. Dil üzerinin de besin artıklarının üzerine yerleşip çürük ve ağız kokusu oluşturmaması için bir dil temizleyicisi ile temizlenmesi gerekmektedir.”

Uzm. Dr. Fatma Çiçekdağı Set, diş sağlığını korumak için ise şu uyarılarda bulundu:

“Bol su içmek hem ağızdaki yemek kırıntılarını gidermek hem de ağzın kurumasını önlemek açısından önemlidir.

“Ağız kokusunu gidermede etkili yiyeceklerden biri limondur. Limonlu ılık su da ağız ortamını ve boğazı temizlemek için yararlıdır.

“Tatlılarla birlikte bir miktar tarçın tüketimi de ağızda kalan gıdalarla üremeye başlayan bakteri gelişimini engelleyen bakteriostatik özelliği ile ağız kokusunu önler. Tarçın kabuğunda bulunan bir madde ağız kokusunu önlemektedir.

“Peynir ve süt ürünleri tüketmeye özen gösterin. Bu sayede doğal yolla dişlerinizin çürümesini engellemiş olursunuz. Peynirin içerinde bulunan kalsiyum, fosfor mineralleri, yağda eriyen A, D, E, K vitaminleri ve suda eriyen B2 maddesi ile ağızdaki asit oluşumunu önleyerek diş çürümelerini engelleyebilmektedir. 

“Hızlı yemek yememek, lokmaları yavaş ve iyi çiğneyerek yemek de sindirime yardımcı olmaktadır. Böylece mide az yorulup gaz oluşumu da azaltılmış olmaktadır.

“Çay ve kahvenin fazla tüketimi daha az su tüketilmesine sebep olmaktadır. Bu da vücutta sıvı kaybına, tükürüğün azalmasına ve dolayısıyla ağız kokusunun da artışına sebep olmaktadır.”

Referans :
www.gunisigigazetesi.net
www.posta.com.tr

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.

Back to top button