News

Mayıs Ayı Sebze ve Meyveleriyle Tarifler

Mayıs Ayı Sebze ve Meyveleri

Mayıs ayında doğanın bize sunduğu sebze ve meyveler hangileri? İşte mayıs sebzeleri ve meyveleri şimdi Tarifini Sevdim’de…

Mayıs Ayı Sebze ve Meyveleri

Ülkemizde sıklıkla zeytinyağlı ve etli yaprak sarması olarak tükettiğimiz asma yaprağı, C vitamini, kalsiyum, lif içeriği yüksek bir besindir. Özellikle A vitamini bakımından oldukça zengindir. Yüksek besleyici değeri ve sağlığa olan olumlu etkileri ile de sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezlerinden biridir. Genellikle asma yaprağı salamura şekilde tuzda bekletilip saklanmaktadır. Tuzun zararlı etkilerinden korunmak için kullanmadan önce suda bekletip tuzu iyice çıktıktan sonra kullanmaya özen göstermek gerekir. Ayrıca hipertansiyonu olan, böbrek hastaları ve tedavi süresince sodyumdan uzak durması gereken hastalar salamura asma yaprağını tüketmemelidirler.

Arpacık soğanının tadı genellikle tatlıdır ve çiğ olarak ta rahatça tüketilebilir. Ancak dışarıda sakladığınızda çabuk bozulan bir soğan çeşididir. Arpacık soğanları vücudu koruyan ve kanser, kalp hastalığı ve diyabet hastalığı riskini azaltan, sebze ve meyvelerden elde edilebilen bir tür antioksidan olan flavonoid de içerir. Bir çorba kaşığı kıyılmış arpacık soğanı potasyum, A vitamini ve folat bakımından oldukça zengindir. Arpacık soğan hemen hemen bütün yemeklerde kullanılabilir. Çiğ olarak da tüketilen arpacık soğan domatesli ve patatesli yemeklerde son derece mükemmel bir uyum sağlar.

Bakla; A, B2, B6 ve C vitaminleri açısından zengin. Bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili bir sebzedir. Bakla kan şekeri seviyesini düzenleyebilen bir sebze ama aynı zamanda nişasta oranı yüksek olduğundan yüksek kan şekeri üzerini daha da yükselmesine neden olabilir. Bazı sebzeler vardır, zeytinyağlısı dışında farklı bir şekilde pişirilmesi hiç akıllara gelmez. İşte bakla da o sebzelerden biri. Vitamin ve mineral zengini bakla, zeytinyağlı tariflerin en gözdelerinden biri olarak mayıs ayında sofralarınızda yer alabilir.

Barbunya fasulye, Türkiye de en çok yetiştirilen ve tüketilen baklagillerden biridir. Genelde ege bölgesinde yetişir. Yetişmesi çok kolay ve zahmetsiz bir sebze olup dünyada en çok yetiştirilen ürünlerden biridir. Kurutulmuş ve yaş olarak tüketilebilir. Bu yüzden yaz kış sofralarımızdan eksik olmayan barbunya fasulye karbonhidrat ve protein yönünden de oldukça zengin bir yapıya sahiptir. Barbunya fasulye lezzeti ve görüntüsü ile diğer fasulyelerden kolayca ayırt edilebilen bir özelliğine sahiptir. Dış kabuğu pembedir ve bu kabuğunu soyup içinden çıkartılan taneleri pembe beyaz karışımlı renklerde olup tüketilen asıl kısım bu taneleridir. Özellikle zeytinyağlı yemeklerde çok fazla tercih edilmektedir. Vitamin deposu diyeceğimiz ve yaz kış sofralarımıza misafir olan bir baklagillerden biridir. Bol miktarda demir, çinko, kalsiyum, E vitamini ve K9 vitamini bulundurmaktadır. Protein bakımından da çok zengin bir yapıya sahiptir. Yüksek miktarda lif içerir. Bu kadar faydası bulunan barbunya fasulyenin bazen yan etkileri de olabilmektedir. Aşırı tüketildiği zaman gaz sorunları, şişkinlik ve göğüs ağrısına neden olabilir. Ayrıca fasulye çiğ tüketilmez genelde haşlanarak tüketilmesi gerekmektedir.

İlkbahar ve yazın taze taze tüketebileceğimiz baharın en taneli sebzesi bezelye, içerdiği yüksek miktarda protein sayesinde et için sağlıklı bir alternatif olarak kabul edilmektedir. Bezelyede bulunan yüksek miktardaki C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur ve bizi birçok enfeksiyondan korur. Bezelye pişirmek için farklı yollar vardır. Besin değerlerini almak için taze bezelye kullanıyorsanız, bu en iyisidir. Taze bezelye mevcut değilse, tuzsuz dondurulmuş veya konserve bezelye kullanabilirsiniz. Besin değerlerinin korunmasını sağlayan, yeşil bezelye pişirmek için en iyi yol haşlamak ya da buharda pişirmektir. Zeytinyağı ve baharatlarla bezelyeleri soteleyip garnitür olarak servis edebilirsiniz. Ayrıca bezelye çorbası yapabilir ya da güveçte pişirme sırasında bezelye kullanabilirsiniz. Pek çok sebze yemeği tariflerine ve pilavlara ekleyerek yemeklerinizi lezzetlendirebilirsiniz.

Baharın gelmesi ile yeşermeye başlayan böğürtlen çiçeği nisan ayı ile mayıs aylarında açmaya başlar. Çiçeklenme döneminin ardından önce pembe olan böğürtlen rengi, siyah renk alarak olgunlaşır ve en lezzetli halinde olan böğürtlen taneleri yaz başında ormanlardan toplanarak avuç avuç yenir. Mineral ve vitamin deposu olan böğürtlen, önemli bir A vitamini kaynağıdır ve içeriğindeki B1, B3 ve B6 vitamin grubu ile yüksek besleyici değerler taşır. A ve B grubu vitaminlerinin yanında C vitamini ile birlikte E ve K vitaminlerini de içeren böğürtlenin besin değeri oldukça yüksektir. Kökünden yaprağına her şeyi ile değerlendirilebilen böğürtlen, genellikle mutfaklara en lezzetli haliyle yani taze haliyle girer. Böğürtlen sofralık meyve olarak kullanılmasının yanında pastacılık sektöründe tercih edilen meyvelerdendir. Gıda sanayinde reçel, marmelat ve şekerleme yapımında değerlendirilen böğürtlen ayrıca kurutularak meyve çayı üretiminde kullanılır.

Çarliston biber iri, uzun, kalın ve etli yapıda olur. Renk olarak sarı ve yeşil olanları, aynı zamanda acı ve tatlı olanları bulunmaktadır. Yemeklerde sebze olarak ya da baharat olarak tüketimi yaygındır. İçeriğindeki C vitamini oldukça zengindir. İster taze olarak yemeklerde, baharat ve salça yapımında kullanılabilir. Etli yapıda olduğundan, özellikle kızartmada da tercih edebilirsiniz.

Mayıs ayına damgasını vuran meyve Çilektir. En lezzetli olduğu ay mayıs ayıdır. A, B ve C vitaminleri yeterli miktarda bulunmaktadır. Çilek en sağlıklı şekilde yıkayıp taze olarak tüketilebilir. Taze çileği yoğurtla karıştırarak daha faydalı bir hale getirebilirsiniz. Bunun yanında kışa hazırlık olarak reçel yapılarak tüketilebilir. Ancak bu şekilde tüketimi şeker açısından zararlı olabilmektedir. Çileğin suyunu sıkarak içebilmeniz de mümkün ama şeker açığa çıkması dolayısıyla yine taze tüketime göre tercih edilir bir alternatif değildir. Çilekleri mevsiminde satın alıp derin dondurucuya atmanız da mümkün. Bu şekilde daha sonra çıkarıp yiyebilir; pastalarda ve tatlılarda kullanabilirsiniz. Yaz aylarında milkshake, smootie gibi içeceklerinizi hazırlarken çilek kullanabilirsiniz. Ancak çilek meyvesinin aşırı tüketiminde bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Vücudu alerjiye meyilli kişilerde fazla tüketiminde boğaz ve ağızda kaşıntı, kabarma, gözlerde sulanma hissi meydana gelmesidir. Bunlardan bazıları ise alerjik durumlar, kızarıklık ve kaşıntılar oluşmasıdır. Aşırı tüketimde gaz oluşumuna bağlı şişkinlik, mide yanması, karında ağrı meydana gelmesi de çileğin zararları arasında sayılmaktadır. Çilek tüketirken dikkatli olmakta fayda vardır.

Yazın en güzel lezzetlerinden biri domates. Her türlü salata, sos, içecek ve yemekte temel malzemelerin başında gelen domates, mutfakta olmazsa olmazların arasında yer alıyor. Soğan, sarımsak, kekik, fesleğen ve zeytinyağı gibi temel ürünlere lezzetinin çok uyması ve bu yüzden de başta pizza, makarna sosları ve sebzeyle pişirilen tencere yemekleri olmak üzere, mutfağın hemen tüm yemeklerinde kendisine vazgeçilmez bir yer edinmesinin nedenlerinden. Domates le yapılan soslar başlı başına bir kategori oluşturacak kadar temel ve önemli. Bolonez spagetti sosu, fesleğenli kekikli klasik domates sos, acılı salsa sos ve ketçap dünyanın en çok tüketilen sosları. Domates suyu ise, meyve suyu gibi içilebilen sayılı sebze sularından. İster tek başına ister başka malzemelerle karıştırılarak yapılsın tazelik veren tadın şimdi tam zamanı.

Deniz kıyısına yakın yerleri seven deniz börülcesi, suyun gel-git oluşturduğu yerlerde suların çekilmesinden sonra yetişmektedir. Tadı ekşi ve tuzludur ama oldukça lezzetlidir. Genel olarak ilkbaharda tüketilen bir bitkidir, çünkü sonbahar yaklaştıkça deniz tuzunu fazlasıyla içine çeker. Haşlanarak salatası yapılabilir. Çiğ olarak tüketilecekse, mutlaka sirke kullanılması gerekir. Limon, zeytinyağı ve sarımsak karıştırılarak hazırlanan soslarla birlikte tüketilebilir. Deniz börülcesinin yetiştirilmesi ve toplanması süreçlerinde en çok dikkat edilmesi gereken şey, bitkinin özellikle yaz sonrasında ve sonbahar zamanında aşırı tuz depolaması sebebiyle tadının çok tuzlu olabileceği durumudur. Bundan dolayı deniz börülcesi tüketebilmek için en iyi hasat zamanı, ilkbahar aylarıdır. Eğer sonbahar döneminde toplanacaksa, yaklaşık 24 saat kadar tatlı suda bekletmek gerekir. Hem tuzlu topraklarda hem de deniz suyunda yetişebildiğinden, deniz suyundaki birçok minerali de içinde barındırır.

Lezzetli ve sevilen yaz meyvelerinden biri olan dut, Nisan ve Mayıs aylarında çiçek veren ağacın meyvesidir. Kabuklu bir yapıya sahip olmadığı için çok hassastır, fazla yıkanmaya gelmez ve sıcak havalarda çabucak bozulmaktadır. Özellikle ağaçtan toplandıktan sonra buzdolabında muhafaza edilmelidir. Mevsiminde tüketilmesi gereken lezzetli bir meyve olmasının yanı sıra, dut kurusu, pekmezi, şurubu gibi farklı şekillerde tüketildiğinde bile insan sağlığına oldukça fayda sağlayan bir meyvedir. Toplandıktan sonra ise taze olarak tüketilecekse hemen yenmeli veya buzdolabında tutulmalıdır. Eğer şurubu, pekmezi veya marmelatı yapılacaksa da hemen işleme alınmalıdır. Aksi halde çok kısa bir süre içerisinde çürüyüp ziyan olacaktır.

Ebe gümeci kalsiyum ve fosfor bakımından zengindir ve iyi bir besindir. Genç yapraklar salatada marul yerine harika bir alternatiftir. Demleyerek bitki çayı olarak kullanabilirsiniz. Tereyağında soğanla ot kavurması şeklinde tüketebilirsiniz. Taze yaprakları haşladıktan sonra soğanla kavurarak kolay ve lezzetli tadı sofralarınıza taşıyabilirsiniz. Ayrıca, üzüm yaprağı yerine kullanarak sarma yapabilirsiniz. Ancak hamileler için kan basıncını düşürdüğünden ve tansiyon hastaları içinde tansiyonu düşürücü etkisi olduğundan dikkatli kullanılması gerektiği göz önünde bulunmalıdır.

İçinde A, B1, B2, B3 ve C vitamini bulunan enginar, lifli bir yapıya sahiptir. Çoğunlukla zeytinyağlı pişirilen enginar aynı zamanda dolma ve et yemekleriyle de pişirilebilmektedir. Enginarlı pilav, fırında enginar ve püre oldukça lezzetli olmaktadır. Bunların yanında enginarın gaz sorunu yaratmadan sağlıklı tüketilmesi için muhakkak haşlanması gerekmektedir. Haşlama, işleminin buharda yapılması besleyiciliğinin ölmesine engel olacaktır. Yapraklarından kurtulmak için birkaç dakika su içinde bekletmeniz yeterli olacaktır. Sert dış yapraklarını soyduktan sonra içini dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Enginar nasıl temizlenir sorusunun cevabı ve aşamaları için: Enginar nasıl temizlenir linkini tıklayarak inceleyebilirsiniz.

Bu bitkinin hem kendisi hem tohumları ayrı ayrı faydalı maddeler barındırmaktadır. Aşırıya kaçılmadan tüketildiğinde yan etkilere maruz kalmadan çeşitli kullanımlarla, ısırgan otunun olumlu yönlerinden yararlanabilirsiniz. Anadolu’nun hemen hemen her yerinde yetişir, tüm yüzeyini saran ve dokunulduğu zaman yakıcı his bırakan tüylerinde; formik asit, asetilkolin, demir ve C vitamini bulunmaktadır. Ancak bazı yan etkilerini göz önünde bulundurarak kullanmakta fayda vardır. Isırgan otunu direk cilde temas ettirmeyin. Yemeğini veya çayını yaparken yapraklarını eldiven ile tutun. Isırgan otunun çorbası, salatası ya da çayı yapılarak, faydalarından yararlanabilirsiniz.

Tüm yemeklerin yanına yakışan ve severek tükettiğimiz bir sebze olan kıvırcık salata, tam bir şifa deposu. Şimdi sofralarınızı renklendirecek ve içinizi ferahlatacak salatalar yapmanın tam zamanı.

Yeşil sebzelerin arasında en popüler sebze olduğunu söyleyebilmek mümkündür. Çünkü marul oldukça hafiftir, tokluk hissi yaratır. Marul kolaylıkla çiğ tüketilebilecek bir gıdadır ve bu özelliği ile hayati enerji kaynağıdır. Ancak marulun salataya konmadan önce temizlenmesi ve arındırılması çok önemlidir. Marulu 10-15 dakika veya daha fazla sirkeli suda bekletmek ve salata yapıp tüketmek çok yararlı olacaktır.

Tam da şu sıralar en tazesini ve en güzelini bulmak mümkün oluyor. Kuzukulağıgiller familyasının bu lezzetli üyesinin yaprakları ve yumuşak sapları afiyetle tüketiliyor. Şu sıralar madımak otunu semt pazarlarında bulabileceğinizi de söyleyebiliriz. Taze taze alacağınız şu zamanlarda madımaktan çıtır çıtır bir salata hazırlayabilirsiniz. Dilerseniz taze yufkaların içine serip üzerine de biraz tuz serpiştirerek afiyetle yiyebilirsiniz. Bunun dışında misler gibi çorbalar hazırlayabilir, gözleme ve börek gibi hamur işlerine ekleyeceğiniz iç harçta yer verebilirsiniz. Zeytinyağlı, pastırmalı, yumurtalı, yoğurtlu ya da sütlü nefis yemeği de sık sık yapılanlar arasında. Kurutulmuş halineyse aktarlardan ulaşabileceğiniz madımak otunun kurusuyla çay hazırlayabilir, mide ve bağırsaklarınızı bu çay sayesinde rahatlatabilirsiniz.

Tat olarak şeftali, mango narenciye karışımı olan bu meyve yenidünya meyvesi olarak da biliniyor. Özellikle bahar ve yaz aylarında yetişen bu meyvenin en temel özelliği ise gerçek bir lif kaynağı olması. Malta eriği A, C ve B vitaminleri bakımından oldukça zengindir. Vitamin yanında gerçek bir lif ve mineral deposu. Malta eriğinin üzerindeki kir ve kalıntıları engellemek için soğuk su ile iyice yıkamanız çok doğrudur. Sadece meyve şeklinde tüketilebileceğiniz gibi dilerseniz yoğurtlarınızın içerisine de ilave ederek faydalarından yararlanabilirsiniz. Malta eriğini salatalara ekleyerek tüketebilir. Ayrıca pastalarda veya sos hazırlamak için kullanılabilirsiniz. Malta eriği meyvesi de reçel haline getirilir ve şeker şurubunda tarçınla karıştırılarak lezzetli yenidünya meyve şurubu yapılır.

Hem sulu yemekler de, hem kebaplarda, hem mezelerde, hem salatalarda, hem reçel olarak hem de közlenmiş olarak yenebilen patlıcan her öğünün vazgeçilmez gıdası olarak mutfaklarımızda bulunmakta ve sevilmektedir. Patlıcan bol lifli ve düşük kalorilidir. İçerisin de çeşitli vitaminler bulunmaktadır. Patlıcanda çeşitli mineraller bulunur. Patlıcanda ayrıca protein, karbonhidrat ve yağ bulunur. Her şeyin fazlasının zararlı olması gibi patlıcanın da çok fazla tüketilmemesinde yarar vardır. Özellikle patlıcanın içerinde bulunan solanin adındaki zararlı maddeden dolayı çiğ tüketilmemelidir. Patlıcan pişirildiğinde bu zararlı madde parçalanır. Patlıcan nikotin de içerir aşırı tüketiminde damarlarda tıkanmaya neden olabilir.

Kullandığımız yeşillikler arasında en çok tüketilenlerden biri olan semizotu, içeriğindeki omega 3, mineral, vitamin ve yağlarla birçok faydalı besinle yarışmaktadır. Et ve balığın yanında eşsiz bir lezzet katan semizotu aynı zamanda yalnız başına da güzel bir öğün olmaktadır. Sofralarınızda mayhoş tatları seviyorsanız semizotu olmazsa olmazdır. En çok salatada kullanılan bitki yalnız başına yoğurtla yapılabildiği gibi karışık, mevsim salatalarının içinde de lezzetli olmaktadır. Bunların yanında ıspanak gibi pişirilebilen semizotu, soğan ve salçayla kavrulup yoğurtla sunulabilmektedir. Yalnız başına tadı oldukça güzel olan semizotunun ayrıca balık yanı meze olarak tüketildiğini de söyleyebiliriz. Sofralarda iri iri temizlendikten hemen sonra limonla servis edildiğinde de besleyiciliği eşsizdir. Tüm bunların yanında yalnızca yıkayıp yemeniz durumunda dahi semizotundan tat almanız mümkündür. Pratik olduğu kadar doyurucu bir lezzet olan semizotu salatasını tam mevsiminde sofralarınıza konuk edebilirsiniz.

Yeşil soğan, hemen hemen yer yerde, her yörede, evde bile yetişebilen şifa dolu bir sebzedir. Yemeklerde, salatalar da kullanılan, çiğ olarak ta yenilen bir bitkidir. Yeşil soğanın en uygun dikilme zamanı bahar aylarının başlarında olur. Yeşil kısmında C vitamini, beyaz kısmında A vitamini bulunur. Yeşil soğan, yeşillikler içerisinde en çok tüketilen bir besin olup yararı çok fazladır. Düzenli tüketildiği takdirde insan sağlığına ve ağız tadına verdiği lezzet ile mucize bir bitkidir. Şimdi tam zamanı olan tazecik soğanları salatalarınızda, yemeklerinizde kullanabilir faydalarından yararlanabilirsiniz.

Mevsim bağışıklık sisteminizin dostu, hem antioksidan hem de anti bakteriyel özelliğe sahip, saçlarınızın, kalbinizin ve cildinizin koruyucusu taze sarımsak mevsimi. Faydaları saymakla bitmeyen, mutfağın demirbaş malzemelerinden sarımsak her yemekte neredeyse kullanılır ve yemeklere lezzetini verir. Şimdi tam zamanı dediğimiz mevsim güzellerinden taze sarımsağı mutfağınıza konuk edebilirsiniz.

Sevilerek yenilen, cacık ile birlikte harika bir lezzete dönüşen taze fasulye yemeği sağlık için oldukça faydalıdır. A, B12, C ve K vitaminleri, potasyum, kalsiyum, fosfor içeren taze fasulye, Hazımsızlığı gidermeye yardımcı olur, sindirim sisteminin gelişimini olumlu yönde etkiler. Taze fasulye sadece yemeklerde lezzetli olduğu kadar mezelerde, salatalarda, turşularda da kullanılır.

Salataların olmazsa olmazı, şifa kaynağı salatalık özellikle bahar mevsimi ile mutfaklara misafir olmaktadır. İçeriğinde %90’dan fazla su bulunduran salatalık, lifli yapısı ile sağlıklı beslenmenin yapı taşlarından biridir. Özellikle sıcak havalarda hem besleyici hem serinletici bir lezzet. İçinde A vitamini ve C vitamini vardır. Kalsiyum, potasyum, magnezyum ve fosforun yanı sıra bir miktar Omega 3 dahi içeriyor. Kalın kalın doğranmış domates, biber ve salatalıktan oluşan bir salata hem çocukların elleriyle yiyebilmesi için hem de bizler için lezzetli ve besleyici bir yaz lezzeti. Salatalık ve yoğurt harika bir kombinasyon. Cacık tüm çocukların bayıldığı bir yan yiyecek. Yoğurt salatalık ile dip sos hazırlayarak taze sebzelerin yanında da güzel bir eşlikçi olarak sofralarınızı şenlendirebilirsiniz.

Özellikle ilkbahar aylarından nisan ve mayıs sonlarına kadar yetişir. Şevketi bostan temizlenirken dikenli olduğundan mutlaka eldiven takılmalıdır. Temizlik öncesinde ayrıca geniş bir kaba limonlu su hazırlanır. Kökler ve yapraklar dikenlerinden ayrılır. Ardından da kökler ve yapraklar birbirinden ayrılır. Bununla da bitkinin temizliği bitmez. Topraklı bir bitki olduğu için bol sudan geçirilmeli ve toprak kalıntısının kalmadığından emin olunmalı. Köklerinin üzerindeki kahverengi tabaka soyarak çıkartılırken, kök dikey olarak kesilerek içindeki sert tabaka da çıkartılır. Bu temizlikler yapıldıktan sonra daha hijyenik olması açısından bitki sirkeli suda bir süre bekletilir ve temizlenen kısımlar doğranarak pişirilmek üzere hazır hale getirilir. Şevketi Bostan otu ayıklanması zor bir bitki olması sebebiyle pazarlarda ayıklanmış bir şekilde suyun içerisinde satılmaktadır. Suyun içerisinde olmasının sebebi sudan çıkınca renginin değişmesidir. Bu sebeple aldığınız şevketi bostan otunu hemen pişirmeyecekseniz limonlu ve unlu bir suyun içerisinde muhafaza edilmelidir. Şevketi bostan kalori açısından oldukça düşük bir bitkidir. Bu otun hem zeytinyağlısı hem de etlisi hünerli eller tarafından yapıldığında harika olur. Besin değeri oldukça yüksek olan şevketi bostan otu faydalı olmasının yanında sunduğu leziz tatla da sofralarınıza bu ay konuk olacak güzellerdendir.

Tam bir yaz meyvesi olan erik yazı müjdeleyen meyvelerden biridir. Bol miktarda B vitaminleri içermektedir, ayrıca potasyum ve magnezyum minerali açısından da zengin bir meyvedir. Faydalarından yararlanmak için meyve olarak tüketmekte yarar vardır.

Mayıs Meyveleri Ve Sebzeleri Hangileridir, İsimleri Nelerdir? – Yemek Tarifleri

Mayıs ayıyla birlikte yaz aylarında yetişen meyve ve sebzeler de sofraya girmektedir. Hangi meyve ve sebzenin Mayıs ayında yenmesi gerektiğine dikkat edilmelidir. Mayıs ayı meyve ve sebzeleri hangileridir, isimleri nelerdir konularını sizler için araştırdık. Doğru beslenmek için listede yer alan yiyeceklerin tüketimine dikkat edilmelidir.

Mayıs Meyveleri Ve Sebzeleri Hangileridir, İsimleri Nelerdir? - Yemek Tarifleri

Bğışıklık sistemini güçlendirmek, metabolizmayı düzenlemek ve vitaminleri almak için doğru meyve ve sebzeler doğru aylarda tüketilmelidir. Mayıs ayında tüketilmesi gereken meyve ve sebzeler çocukların gelişimine de yardımcı olmaktadır.

Mayıs Ayı Meyveleri Nelerdir?

Mayıs ayı hem bahar aylarının hem de yaz aylarının meyvelerinin tüketilebileceği bir aydır. Lezzetli, sulu ve soğuk meyveleri çeşitli içecek, tatlı, dondurma yapımında kullanmak gerekir. Ayrıca tek başına da tüketilebilecek meyveler sağlıklı kalmak isteyenlerin mutlaka yemesi gereken yiyeceklerdir.

Mayıs ayı meyvelerinin çilek ve yeşil erik olduğu pek çok kişi tarafından bilinmektedir. Bu meyvelere ek olarak Mayıs ayında çağla, karadut, dut ve yenidünya (malta eriği) yetişmektedir. Meyvelerin olgunlaşmış hallerinin tüketilmesi, bol su ile yıkanması, vitaminleri ölmeden bitirilmesi gerekir. Beklemiş meyvelerin yerine yenileri alındığı zaman etkileri daha iyi görülecektir.

Mayıs Ayı Sebzeleri Nelerdir?

Mayıs ayında yetişen sebzelerle çeşitli yemekler yapılmalı ve bazıları da pişirmeden tüketilmelidir. İçindeki vitamin ve minerallerle bağışıklık sistemini güçlendiren sebzelerin eksikliğinden çeşitli hastalıklar ortaya çıkmaktadır.

Mayıs ayı sebzelerinin arasında bulunan asma yaprağı özellikle yaprak sarması seven kişiler için mutlaka satın alınması gereken bir sebzedir. Ayrıca yemeklerde ve salatalarda kullanılmak üzere arpacık soğanı, bezelye çeşitleri, bebe havuç, taze sarımsak, enginar, kuşkonmaz yetişmektedir. Mayıs ayında bakla, kuşkonmaz ve semizotu da yetişmektedir.

Biber, kabak, ıspanak, domates, ısırgan otu ve taze fasulye de Mayıs ayında yetişmektedir. Diğer aylarda da bulunması mümkün olan bu sebzeler sofralarda sık sık yer almalıdır. Mevsim geçişlerinden etkilenen kişilerin korunmasını sağlamakla kalmaz, pek çok hastalığın kişiye uğramasını engeller.

Sürekli Yetişen ve Mayıs Ayında Tüketilebilecek Diğer Sebzeler

Bazı sebzelerin yetişmesi için sıcaklık, nem, yağış gibi etkenler söz konusu değildir. Bu sebeple her mevsimde yetişebilen ve tüketilebilen yiyecekler bulunur. Bu sebzelerin çoğu yeşil yapraklıdır ve özellikle anemi (kansızlık) hastalığına iyi gelmektedir.

Sürekli yetişen yeşil sebzeler dereotu, marul, nane, roka, tere, maydanoz, taze soğan ve pazıdır. Özellikle salatalarda yer verilen bu yiyecekler soğuk meze ve yemek yapımlarında da kullanılabilir. Ayrıca yeşil olmamasına rağmen sürekli bulunabilen sebzeler kuru sarımsak, kuru soğan ve patatestir.

Referans :
www.tarifinisevdim.com
www.milliyet.com.tr

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.

Back to top button