News

2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi

9 Soruda cumhurbaşkanlığı seçimleri – Diken

9 Soruda cumhurbaşkanlığı seçimleri - Diken

Türkiye cumhurbaşkanını seçmek için ilk kez sandık başına gidiyor. Peki seçim niçin iki turlu, cumhurbaşkanının yetkileri ne, adayların kafasında nasıl bir Köşk modeli var? 9 Soruda…

20140330 secim9

Cumhurbaşkanı, iki turlu bir oylamayla belirlenecek. Üç adaydan biri 10 Ağustos’taki ilk turda geçerli oyların salt çoğunluğunu, yani yüzde 51’ini alabilirse cumhurbaşkanı seçilecek.

Aksi takdirde 24 Ağustos’ta ikinci tur yapılacak. Bu oylamaya, ilk turda en yüksek oyu alan iki aday katılacak; geçerli oyların çoğunluğunu kazanan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

Türkiye’nin alışık olmadığı iki turlu sistem, yurtdışında başta Fransa olmak üzere bir dizi ülkede, çoğunlukla devlet başkanının doğrudan halk tarafından seçildiği oylamalarda kullanılıyor. Türkiye’de de iki turlu cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir yapılacak, bir kişi en fazla iki defa seçilecek.

20140329 secim2

Seçmenler, seçimde nerede oy vereceklerini, Yüksek Seçim Kurulu’nun internet sitesinden sorgulayabilir.

Oylamanın yaz aylarına denk gelmesi nedeniyle, ‘yazlıkçılar’ın sandığa gitmeyeceği, bunun da ‘AKP’nin adayı’na yarayacağı iddia ediliyordu. Ancak listelerin askıya çıktığı muhtarlıklara 9 Temmuz tarihine kadar gidip ikametlerini buraya aldıran ‘yazlıkçılar’, yazık evlerinin bulunduğu yerlerde oy verebiliyor.

Öte yandan, birinci turda oy vermeyen seçmenler ikinci turda sandığa gidebilecek.

Erdoğan, adaylığının açıklanması öncesi Köln’de miting yapmıştı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, yurtdışında yaşayan ve Türkiye’de de seçmen kütüğünde adı bulunan Türkiye vatandaşları ilk defa oy kullandı. 1,5 milyonu Almanya’da, 85 bini ABD’de de olmak üzere yurtdışında yaşayan yaklaşık 2,6 milyon seçmen, konsolosluk ve büyükelçiliklerde kurulacak sandıklarda oy verebiliyordu.

Ancak buralardaki oylamalarda, randevulu oy sistemindeki sksaklık nedeniyle sorun yaşandı. Katılım oranı düşük kaldı.

Seçimin ikinci tura kalması halinde, gurbetçilerin oy verme tarihleri YSK’nın sitesinde açıklandı.

meclis

Seçimlere aday gösterilen kişinin, TBMM üyesi olması halinde, kendisi hariç en az 20 milletvekilinin yazılı teklifi gerekiyordu. Her bir milletvekili de ancak bir aday için teklifte bulunabiliyordu. Son genel seçimlerdeki oy oranı toplamı yüzde 10’u geçen siyasi partilerin, ortak aday gösterme fırsatı bulunuyordu.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) Resmi Gazete’de yayımlanan kararlarına göre, 40 yaşını doldurmuş, yüksek öğrenim yapmış TBMM üyeleri ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları cumhurbaşkanı adayı gösterilebiliyordu.

Adaylarda ayrıca, affa uğramış olsalar bile basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik ve inancı kötüye kullanma gibi suçlara karışmamış olma şartı aranıyordu.

adaylar

BAŞBAKAN TAYYİP ERDOĞAN: AKP’nin adayı.

İktidar partisi, aylar süren tartışmaların ardından, esasında başından beri beklendiği üzere, Erdoğan’ı aday gösterdi. Bu adaylık, 1 Temmuz’daki toplantıda AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin tarafından, “Tüm milletvekili arkadaşlarımızın oylarını topladık” sözleriyle açıklandı.

EKMELEDDİN İHSANOĞLU: CHP ve MHP’nin ortak adayı.

İslam Konferansı Teşkilatı’nın eski başkanı olan İhsanoğlu, iki ana muhalefet partisi tarafından ‘çatı aday’ olarak açıklandı. İhsanoğlu’nun bol bol İslami referanslar içeren özgeçmişi CHP içinde başta tepki çekse de, ‘rakip aday’ gösterme girişimleri sonuçsuz kaldı.

Daha sonra çatıya DSP, Bağımsız Türtkiye Partisi ve Demokrat Parti de katıldı.

SELAHATTİN DEMİRTAŞ: HDP’nin adayı.

Partinin eşbaşkanı da olan Demirtaş, sadece Kürtlerden değil, toplumun farklı kesimlerinden destek bekliyor.

20140317 secim5

Propaganda dönemi, Kesin aday listesinin 11 Temmuz cuma günü Resmi Gazete’de yayımlanması sonrası resmen başladı; ilk tur için propagandanın 9 Ağustos’ta (yani bugün) son bulması gerekiyor.

Seçimin ikinci tura kalması halinde 11 Ağustos-23 Ağustos arasında ikinci propaganda süreci başlayacak.

Ancak YSK, uzun bir listeyle propaganda sürecine bazı sınırlamalar getirdi. En dikkat çekici yasaklar şöyleydi:

Yurtdışında propaganda yapmak;

Vatandaşların elektronik posta adreslerine, telefonlarına görüntülü, sesli veya yazılı mesaj göndermek;

Oy verme gününden önceki 10 gün içinde yazılı, sözlü ve görsel basın yayın araçlarıyla kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, mini referandum gibi adlarla vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapmak;

Siyasi partiler ve adaylar olark herhangi bir hediye ve eşantiyon dağıtmak;

Seçim gezilerinde Başbakan ve bakanlarla milletvekillerinin makam otomobillerini ve resmi hizmete tahsis edilen vasıtaları kullanmak…

20140630 erdogan gul

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın adaylık süreciyle birlikte, bugüne dek ‘sembolik’ addedilen cumhurbaşkanlığı makamının yetkileri de tartışmaya açıldı.

Zira Erdoğan, önceki cumhurbaşkanlarınca fazla kullanılmayan bazı yetkilerin varlığını hatırlattı. Bu yetkiler arasında, ‘başbakanın önerisi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek, gerekli gördüğünde Bakanlar Kurulu’na Başkanlık etmek ya da Bakanlar Kurulu’nu Başkanlığı altında toplantıya çağırmak’ da bulunuyıor.

20140330 secim pusula

Başbakan Erdoğan, başkanlık tartışmalarının ortasında, ‘terleyen, koşan bir cumhurbaşkanı‘ modelini ortaya attı. Erdoğan cumhurbaşkanının siyaset üstü, bir partiye yakınlığıyla bilinemeyen ve tarafsız bir kişi olması yönündeki tezi de reddediyor.

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kafasındaki modelse, daha tarafsız ve günü birlik siyasete mesafeli. İhsanoğlu, CNNTurk’e yaptığı açıklamada açıkça ”Cumhurbaşkanı bir siyasi kadronun temsilcisi olmamalı” dedi.

İhsanoğlu, ‘siyaset yeri‘ için de Meclis’e işaret etti: “Çünkü siz yüzde 55 de alsanız size oy vermeyen yüzde 45 var. Siyasetin yapılacağı yer Meclis’tir. Bu çok önemli bir şey. Devletin tepesinde kavga ve gerilim olur ise orası emniyet sübabı değil. Oranın sigortası atarsa (Allah korusun) memleketin sigortası atar. Orada bütün partilere aynı mesafede olacak, kimseden taraf olmayacak. devletin kurumları arasında uyumu sağlayacak.

Demirtaş ise ‘hizmetçi‘ bir devlet modelinden dem vurdu: ”Karşımızda iki aday yok. Tek anlayış var. Bu anlayışa göre devlet kutsaldır. Bu anlayışa göre devlet babadır. Döver de söver de. Bizim anlayışımıza göre devlet hizmetkardır, hizmetçidir. Biz bu anlayışı oturtana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

tayyip para1

Cumhuriyet’ten Çiğdem Toker‘in derlemesine göre, her yıl bütçe kanununa göre belirlenen Cumhurbaşkanı ödeneği, Abdullah Gül için 2014’te 480 bin TL olarak açıklanmıştı. Yani Gül’ün aylık maaşı, 40 bin TL’ye tekabül ediyor.

Cumhurbaşkanı maaşının yaklaşık üçte biri vergiye giderken, Gül’ün aylık maaşı 26 bin TL civarında. Emekli Sandığı Yasası’na göre, cumhurbaşkanları maaşlarının yüzde 40’ını emekli maaşı olarak alıyor.

İhsanoğlunu destekleyen partiler seçimi değerlendirdi

Cumhurbaşkanı seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu destekleyen siyasi parti yöneticileri, seçim sonucunu değerlendirdi. – Anadolu Ajansı

İhsanoğlunu destekleyen partiler seçimi değerlendirdi

ANKARA – AYLİN SIRIKLI DAL

Cumhurbaşkanı seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu destekleyen siyasi parti yöneticileri, seçim sonucunu değerlendirdi.

İhsanoğlu’nu seçimde CHP, MHP, DSP, LDP, DP, BTP, BBP, Dev Parti, TSİP, DYP, Kadın Partisi, Hak ve Adalet Partisi, Türk Parti ve Büyük Anadolu Kalkınma Hareketi olmaK üzere 14 siyasi parti destekledi. 

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) Genel Başkanı Turgut Koçak, partisinin oy oranının ne olduğunu bildiğini, bazıları gibi milyonların oyunu alacaklarını hiçbir zaman iddia etmediğini söyledi. 

Partisinin 125 bin oyunun her birinin kullanıldığını ifade eden Koçak, seçime katılım oranının daha yüksek olması halinde seçim sonuçlarının değişeceğine inandıklarını dile getirdi.

Koçak, katılım oranının azlığını boykotçulara bağlamadığını, mevsim koşulları nedeniyle katılımın az olduğunu ifade etti. 

“Türkiye için devam etmeli”

Devrimci Halk Partisi Genel Başkanı Ömer Gürcan da İhsanoğlu tercihinin ve 14 partinin bir araya gelmesinin doğru olduğunu söyledi. 

Farklı noktalardaki insanların belli bir konuda bir araya gelişinin Türkiye için şans olduğunu dile getiren Koçak, “Bu ilkin de devam edeceğine inanıyorum. 14 siyasi partinin hatta hiç karşılıklı tartışma yapmadan buluşması Türkiye için büyük şanstır. Bu Türkiye için devam etmelidir.”

“İlgisizlik mi kabul etmeme mi” 

Kadın Partisi Genel Başkanı Benal Yazgan da seçim döneminde Ekmeleddin İhsanoğlu ile ilgili özellikle sosyal medya üzerinden ciddi kampanya yürüttüklerini belirterek, “Ama özellikle CHP ve MHP bize göre gerektiği kadar sosyal medya üzerinden kampanya yürütmediler” dedi. 

 Türkiye için bu kadar önemli bir seçimde herkesin oy kullanmasını beklediklerini dile getiren Yazgan, “Ama ilgisizlik mi kabul etmeme gibi bir durum mu söz konusu oldu. Bunu sosyologların incelemesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Tüm bunlara rağmen 14 siyasi partinin bir araya gelerek tek adayı desteklemesinin Türkiye siyasi tarihi için çok önemli olduğunu ifade eden Yazgan, “Bunun değerlendirilmesi gerekiyordu ancak her iki adayın da İslami kesimden geldiği gerekçesiyle ve seçim yönteminin yanlış olduğu iddiasıyla seçimi boykot etmesi, bu 14 partinin desteğinin de çökmesine neden oldu” şeklinde konuştu.

“Suçu millete atarak netice alabilme imkanımız yok”

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, “çatı aday” önerisinin ortaya çıkmasının ardından sürecin sağlıklı yürümesi için çabaladıklarını belirterek, “Hayırlı olsun, Cumhurbaşkanı meşruiyetini sandıktan almıştır. Umarım, kapsayıcı, kuşatıcı bir dil kullanır” dedi.

Cumhurbaşkanı seçimi sürecinde iktidarın “bütün güç unsurlarını sahaya sürdüğünü ve haksız, eşitsiz bir rekabet ortamı yarattığını” öne süren Uysal, “Suçu millete, oy kullanmayanlara atarak netice alabilme imkanımız yoktur. O kitleleri her ne saikle olursa olsun sandığa taşımayı başarabilmemiz gerekirdi” görüşünü dile getirdi. 

“Sonucu CHP seçmeninin ekabirliğine bağlıyorum”

LDP Genel Başkanı Cem Toker, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu destekleme kararını oy birliğiyle değil, oy çokluğuyla aldıklarını bu nedenle seçmenleri serbest bıraktıklarını belirtti.   

“Cumhurbaşkanı seçiminin sonucu, muhalefet için bir fiyaskodur” değerlendirmesinde bulunan Toker, “Erdoğan gibi son derece tecrübeli, kitlelere hitap edebilen bir adayın karşısına televizyonda zar zor dinlenen, duyulan, mesajları pek net olmayan bir aday çıkardılar. İhsanoğlu, Erdoğan’ı savunmada bırakması gerekirken devamlı savunmada kaldı” diye konuştu.

Muhalefetin seçimi, doğru aday, politikalar ve söylemle kazanabileceğini belirten Toker, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Erdoğan, bütün başbakanlık, medya imkanlarına rağmen yüzde 51 ile seçildiyse bu tabii ki başarı değildir. Algı yönetimi mükemmel yapıldı. Seçimden önce sosyal medyada CHP’ye ‘Boşverin Ekmel Bey’i tanıtmayı siz önce ekabir seçmeniniz sandığa taşımaya odaklanın’ dedim. Zira belliydi. Bu sonucu CHP seçmeninin ekabirliğine bağlıyorum. Bir de MHP’nin tabanını iyi yönetememesi, kontrol edememesi pasif kalması da bu sonucu getirdi. MHP tabanı da Erdoğan’a oy verdiyse şimdi çözüm süreci gelişmelerinde bin pişman olacağına da eminim ama düşünmeden, duygusalca MHP tabanından büyük bir kitle Erdoğan tarafına kaydı.”

“Rehavetten kaynaklandı”

DSP Genel Başkanı Masum Türker, cumhurbaşkanı seçimini Başbakan Erdoğan’ın kazanmasının nedenlerinden birinin, “kamuoyu araştırmalarıyla Erdoğan’ın yüzde 57-58 alacağının söylenmesi ve bu nedenle bazılarının ‘nasıl olsa kazanır’ düşüncesiyle oy kullanmaması olduğunu” öne sürdü.  

İhsanoğlu’nun beklenenin altında oy almasının “rehavetten kaynaklandığını”  iddia eden Türker, şu ifadeleri kullandı: 

“Tayyip Bey’in saldırgan seçim stratejisinin de seçmen üzerinde sandığa gitmeme eğilimi yarattığını söyleyebiliriz. MHP ve CHP yönetimleri, örgütleri, ellerinden geleni yaptılar. Ben de sahada olduğum için bunları gördük. Belki merkezi strateji oluşturulamadığı için bu kamuoyuna daha belirgin yansımadı. Mitingler haline getirilemedi. Bunlar yapılsaydı durum daha farklı olabilirdi.” 

Cumhurbaşkanı seçiminde AK Parti’nin yerel yönetimler seçimlerindeki oyunu aldığını, ciddi bir oy artışı sağlayamadığını savunan Türker, “Buna karşı CHP ve MHP ile destek veren diğer partilerin toplam seçmeninin yaklaşık 6 milyonu sandığa gitmedi, önemli bir kısmı ‘ikinci turda’ dedi. Çok beklenmeyen 700 bin oy farkı, meselenin rengini değiştirdi” değerlendirmesini yaptı. 

“Demek ki size inanmıyor vatandaş”

Hak ve Adalet Partisi (HAP) Genel Başkanı Yiğit Zeki Öztürk, cumhurbaşkanı seçimi sürecinde İhsanoğlu’nun aday olarak görevini yaptığını ve halka gereken mesajları verdiğini belirterek “Fakat ne yazık ki çatı partisi olan CHP ve MHP, görevlerini yapmadı. Üyelerini ve bizleri toplayıp halkın huzuruna çıkmadılar miting yapmadılar. Biz, kendi çapımızda çalışmalar yaptık” dedi. 

Cumhurbaşkanı seçimi kampanyası çerçevesinde İhsanoğlu için Antalya’da düzenlenen toplantıya katıldığını ifade eden Öztürk, “Orada iki CHP’li arkadaşı gördüm. Hiç ilgilenmediler, sanki ‘Niye geldin’ der gibi. Bunu Ekmeleddin Bey’e de söyledim. ‘Çok üzgünüm, sizin için buraya geldim, iki milletvekili var, ben 2,5 saat yalnız oturdum’ dedim” diye konuştu.

CHP ve MHP’nin vatandaşları sandığa getiremediğini dile getiren “Bu sizin ayıbınız. Demek ki size inanmıyor vatandaş. Burada Ekmeleddin Bey kaybetmemiştir, CHP ve MHP kaybetmiştir. Çünkü seçmenine söz geçirememiştir. CHP ve MHP, adayı anlatamadı. Seçimin kaybedilmesinin tek nedeni CHP ile MHP’nin oylarına sahip çıkamayışıdır. Miting yapılmadı, halka ulaşılmadı” dedi.

“CHP içinde İhsanoğlunu içlerine sindirememiş bir grup var”

DYP Genel Başkanı Çetin Açıkgöz, cumhurbaşkanı seçimi için MHP ve CHP’nin bir aday üzerinde birleşmiş olmasının, Türkiye’de bir uzlaşma kültürünün başlangıcı olduğunu söyledi.  

Bazı CHP’li milletvekillerinin sol görüşlü bir adayın gösterilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmelerine katılmadığını dile getiren Açıkgöz, “Buna katılmamız mümkün değil. Eğer sol şeritten bir aday gösterilseydi Başbakan, bu seçimden yüzde 70-75 oy olarak çıkardı. Onların bu değerlendirmeleri sağlıklı değil” görüşünü savundu. 

Ekmeleddin İhsanoğlu’nu başarılı bulduğunu ifade eden Açıkgöz, şunları kaydetti:

“Daha başka bir adayla daha yüksek bir oyun gelmesini beklemiyorduk. CHP içinde Eklemeddin İhsanoğlunu içlerine sindirememiş bir grup var. Bizzat CHP milletvekilleri de ‘Bu grup çalışmadı’ diyor. Bize de öyle geliyor. Çalışmadıkları gibi nereye oy verdikleri de belli değil. İstemediler, asgari müştereklerde birleşilmesi gerekiyordu.”

Referans :
www.diken.com.tr
www.aa.com.tr

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.

Back to top button