News

Yağlı boya yapmak için neler gerekir?

Guaj Boya Nedir. Guaj boya tekniği

Guaj boya nasıl kullanılır.Sulandırılır mı? Guaj boya teknikleri ve resim örnekleri. Guaj boya ile sulu boyanın farkı. Guaj boyanın tarihçesi.

Guaj Boya Nedir. Guaj boya tekniği

Bu yazımızda Guaj boya nedir . Guaj boya nasıl kullanılır. Guaj boya teknikleri nelerdir. Guaj boya nasıl yapılır .Guaj boyanın tarihçesi gibi konulara yer vereceğiz ve Örnek Guaj boya çalışmaları bölümünde guaj boya tekniklerine göz atacağız.

Guaj, su bazlı opak (şeffaf olmayan, kapatıcı) bir boya cinsidir. Bunun yanında, Tempera, Poster colour gibi adlarla anılan boyalar, guaj boya kategorisinde yer alır. Su bazlı yani su ile karışabilen, mat, çabuk kuruyan ve kapatıcı özelliklere sahiptir.

guaj boya nedir nasıl kullanılır

Bir çeşit suluboya olarak tanımlayabileceğimiz Guaj boya , aynen suluboyada olduğu gibi su ile inceltildikten sonra kullanılır. Kapatıcılık bakımından yağlıboyaya benzeyen guaj boya, saydam değil örtücü renkleriyle dikkat çeker.

Renklerin birbirleriyle karıştırılıp farklı renkler elde edilebilmesine olanak veren boyalar arasında yer alan guaj boya kağıt üzerinde matlaşma özelliğine sahiptir.

Guaj boya tekniği ile yapılmış bir çalışma

guaj boya genellikle tüpler içinde ambalaj edilmiş halde halinde temin edilir

Guaj boyanın geniş kullanım alanı vardır. Örnek olarak ,Afiş, amblem, logo, animasyon, karikatür, kitap-dergi resimlerinde, dekoratif amaçlı ve birçok alanda kullanılmaktadır.

Guaj boya kapatıcı ve homojen bir yüzey oluşturma niteliklerinden  dolayı grafik tasarım çalışmalarında en çok tercih edilen boya türüdür.

Bu özelliğinin yanında su miktarının fazla katılması ile sulu boya etkisi verir. Su miktarının az katılarak boyanın üst üste sürülmesi ile de yağlı boya etkisi veren çalışmalar yapmak açısından da guaj boya tercih edilebilir.

Guaj boya, su ile karıştırılarak inceltilir. Su oranı fazla olduğunda sulu boya etkisinde çalışmalarda kullanılabilir. Sulu boyada olduğu gibi saydam değildir. Boya kuruduğu zaman mat bir görünümü vardır. İçine beyaz boya katarak zengin ara renk tonları elde edilir. Kapatıcı özelliği, boyanın kıvamı ile ilgilidir. Homojen renkli bir yüzey oluşturmak için içine katılan su miktarı az olursa yüzeyde fırça izleri ve kabarık boya tabakalarından oluşan bir görünüm oluşur.

guaj boya nasıl kullanılır

Bu sebeple, boyaya katılan su miktarını iyi ayarlamak ve bir karıştırıcı ile boyayı iyice karıştırmak gerekir. Birinci kat boya sürüldükten sonra boyanın kuruması beklenmelidir. Daha sonra ikinci kat uygulanacak boya ilk uygulamada fırçanın kullanımına dik açı oluşturacak şekilde olmalıdır (ilk kat boya yatay fırça hareketleriyle uygulandı ise ikinci kat dikey fırça hareketleriyle olmalıdır.). İstenilen rengi elde etmek için boyayı karıştırdıktan sonra kullanacağınız yüzeyin renginde başka bir kağıt veya tahta üzerine fırçayla rengi sürmek ve kurumasını beklemek gerekir; çünkü guaj boya ıslakken ve kuruduktan sonra farklı tonlara sahiptir; bu yüzden boyayı kullanmadan önce denemeler yapmak gerekir.

guaj boya resim örnekleri kayık ve deniz

Guaj boyanın bir diğer özelliği de boya kuruduktan sonra su ile temasından sonrada çözülebilmesidir. Yapılacak çalışmaya uygun boya kıvamını ayarlamak gereklidir. Sulu boya etkisi verecek çalışmalarda boyaya katılacak su miktarının fazla olması, homojen ve kapatıcı yüzey için su miktarının daha az olması gerektiğini yukarıda bahsetmiştik. Eğer serbest fırça hareketleriyle yağlı boya etkisi verecek şekilde çalışmak istenirse su miktarının daha az olması gereklidir. Kullanılan iki rengin birbirine geçişli olmasını yani ara renkler elde etmek için çalışırken hızlı olmak gerekir; çünkü içindeki su miktarı az olduğu zaman kuruma süresi daha hızlı olacaktır.

Aşağıda verilen Guaj boya çalışma örneğinde Guaj boya tekniğine dair incelikleri bulabilirsiniz .

Guaj boya piyasada tüpte ve cam şişelerde satılmaktadır. Boyanın kalitesiz olması renklerin mat, cansız bir görünüm elde edilmesine ve geniş yüzeylerin boyanmasında fırça izlerinin belli homojen olmayan yüzeyler oluşması gibi sorunlarla karşılaşılmaktadır.

Guaj boya tekniğinde kullanılan araç gereçler

guaj boya çalışması araç gereçler

Guaj boya içindeki zamk oranının sulu boyadan fazla olması nedeniyle yüzeyi yağlı olamayan her türlü yüzey üzerine uygulanabilir. Örneğin; kağıt, tahta, seramik, cam, kumaş, duvar ve alçılı yüzeyler. Guaj boyada en çok kullanılan yüzey kağıttır. Kağıt seçiminde kağıdın yüzeyinin çok pürüzlü ve parlak emici olmaması tercih edilmez. Daha çok yüzeyi düzgün, boyandığında kıvrılmayan gramajı yüksek kağıtlar seçilmelidir. Renkli kağıtlar üzerine de uygulama yapılabilir.

tempera guaj boya seti

Sulu boya tekniğinde kullanılan fırçalar guaj boya içinde kullanılır. Ayrıca farklı kullanım tekniklerine göre boyayı yüzeye sürmek için spatül, merdane, sünger, sert kıllı fırça ve airbrush gibi araçlar da kullanılabilir.

Aşağıdaki video anlatımda Guaj boya renk skalasının önemi ve Guaj boya renk skalası oluşturma anlatılmıştır.

Vaktiyle Rönesans devrinde tutkallı boyalarla çalışılan ve “a guazzo’” adı verilen resimler yapılırdı. Bu boyalarla resim yapılacak yerler boyan­madan önce ıslatılırdı. Bu resimlere verilen “guazzoz- çiy” adı da bun­dan ileri gelmektedir. Bu boyalarla keten bezler üzerine resim yapılırdı ki, bu tarz bugün de tiyatro dekorlarında kullanılmaktadır. Boyanın yapılışın­da tutkal yerine zamk kullanılmaya başlandıktan sonra, tutkallı boyadan ayrı olarak, bugün bildiğimiz “guaj” boyaları meydana gelmiş oldu. 18. yüz­yılın ortasından beri de tutkallı boyanın yerine tempera geçmeye başladı,

Guaj boyaları bugün de bilhassa kumaş boyama işlerinde seve seve kulla­nılmaktadır. Fakat son zamanlarda keten ve buna benzer kumaşlar için, yı­kanınca bozulmayan boyalar tercih edilmektedir. Rutubette bırakılmayacak ve ıslatılmayacak tahta eşyayı boyamak için tempera kullanılabilir. Üzerine vernik te sürülmek suretiyle hem boya, hem -eşya korunmuş olur. Yalnız, vernik sürülürken şunu unutmamak lazımdır: üzerine vernik sürülen boya koyulaşır ve ıslakken olduğu zamanki kadar koyu bir ton alır. Tempera boyaları ve kullanılışları hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler, Hans Nolpa’nın “Die Tempera-Ma’lerei und ihre Anwendung in Handwerk und Kunst” dalı kitabına başvurabilirler.

Guaj boya, suluboyaya göre oldukça sert ve kaba bir malzemedir, bu sebeple bunda sert kıllı resim fırçası da kullanılır.

Guaj boyada renkler sulu boyanın tersine beyaz boya katılarak açılır.

Guaj boyayı suluboyadan ayıran bir diğer teknik yöntem ise renklerin tonlarını ayarlama safhasında ortaya çıkar. Guaj boya ile renk tonlaması biraz farklıdır . Suluboyada su ile tonları açılan renkler guaj boyada daha açık tonlarda kullanılmak istendiğinde beyaz boya ile karıştırılır. Ayrıca guaj boya çalışması yaparken önemli kurallardan biri de zeminin ve çalışma kağıdının kuruluğudur. Eğer her iki alanda da ıslaklık olursa bu çalışan renkleri bir anda mahvedebilir ve bambaşka bir hale sokabilir.

Suluboyanın guajla birlikte kullanılması gerek eşyanın dış görünüşünü realist bir şekilde ifade etmek, gerekse iç duyguları belirtmek hususunda bize bazı teknik kolaylıklar sağlar. Bu boyalarla, daha yukarılarda işaret edildiği gibi, renkli kağıtlar üzerine de resim yapılır ve kağıtların renkleri, kullanılacak maksada göre seçilir. Suluboya, guajla birlikte kullanıldığı za­man ilk önce suluboya ile bir renk tabakası vurulur, bu yapılırken beyaz bırakılması veya boyanmaması gereken ışıklı yerlere pek te dikkat etmeden sadece eşyanın kendine mahsus renkleri belirtilir. Kağıdın rengi, üzerine sürülecek boyaların tonlarını az çok değiştirir, parlaklığını giderir. Her rengi kullanırken bunu hesaba katmamız gerektir.

Suluboya guajla birlikte kullanıldığı zaman bu hale kolaylıkla çare bulmak mümkündür: suluboyayı boyadıktan sonra hafif düşen, kuvvetlendirilmek istenen tonların üzerine guajla ince veya kalın bir tabaka geçilir ve istenilen ton kuvveti belirtilir. Bu işe koyu gölgelerden başlanır ve yavaş yavaş en açık, en aydınlık yerlere geçilir.

Guaj boyalarını biraz sulandırarak kullanmak mümkündür. Fakat suluboyada olduğu gibi su ile istenildiği şekilde karışmaz ve yıkanıp silin­mez.

guaj boya sulandırılır mı

‘Suluboya ile karıştırılmadan doğrudan doğruya guaj boyaları ile de resim yapılır. Bunda kağıdın arkasını ıslak tutacak bir çerçeve kullanmak veya bir püskürgeç (pölverizatör) ile kağıdı ıslatmak lazımdır. Fakat bu şekilde kullanılan guaj boyalarından bazıları – temperada da olduğu gibi nahoş birer leke, kenarlarında birer su lekesi peyda ederler.

En parlak ve en ışıklı yerleri belirtmek için guajı en koyu olarak sür­mek lazımdır. Kağıt üzerine sürülen boyaların fazlasını kaldırmak için ku­rutma kağıdı kullanmak pekte tavsiyeye değmez. Çünkü kurutma kağıdı boyayı fazlasıyla emer ve o yeri adeta boş bırakır. Kağıt yaşken bu boyasız yer o kadar sert görünmez, fakat kuruduktan sonra göze batar. Eğer böyle yerleri beyaz bırakmak gerekirse o zaman üzerine suluboyada kulla­nılan vernik sürülür. Yalnız, vernik sürülmeden önce kağıdın kuruması la­zımdır.

Yağlıboya ile çalışan ressamların çoğu koyu renkler üzerine beyaz katarlar. Bu çalışma tarzı guaj tekniğine de uygundur. Böylece orta ve arka plandaki tonlar is­tenildiği kadar açılır, yumuşatılır ve bu da resmin genel ışık durumu üze­rine tesir eder.

guaj boya tekniği çizim öncesi taslak

Guaj boya ile boyanacak bir resme başlanılmadan önce çizilecek olan figür ve objeler çok hafif bir şekilde kurşun kalemle çizilmeli ve bir taslak oluşturulmalıdır. Daha sonra palete alınan guaj boyalar arzuya göre doğrudan arzuya göre de farklı renkler hazırlamak için karıştırılarak kağıda uygulanır. Fakat renk karışımlarını yaparken en fazla üç farklı renk kullanmak daha iyi sonuçlar verecektir. Üçten fazla boya birbirine karıştırıldığında renk değeri azalmış ve grileşmiş bir ton ortaya çıkacaktır.

Guaj boya çalışma tekniği açısından pratik ve zorluk çıkarmayan bir boyadır. Kapatıcı özelliği olduğundan yapılan hatalar nemli bir bezle ya da ıslak, temiz bir fırçayla hemen silinip (guaj boya çok hızlı kurur) yeniden boyanarak kolayca telafi edilebilir. Tabii ki bu durum çok katmanlı ve üst üste boyanmış bir hal alırsa hoş bir görüntü yakalanması zorlaşır. Bunun nedeni üst üste gelen boya katmanlarının kalın, kaba ve ileriki zamanlarda çatlayan görüntüsü olacaktır.

Guaj boyaları ile geniş satıhlar boyanacağı zaman her rengi ayrı ayrı küçük çanaklar içinde istenilen miktarda hazırlamak faydalı olur. Bu boyaları suluboya gibi istenilen şekilde karıştırmak imkanı hemen hemen yoktur. Tashihler yapmak gerektiği zaman da boyayı sadece tek tük bazı yerlere sürmek iyi değildir, fazla açık ve sert görünür. Bunun için gerekli yerlerde bütün o kısmı boyamalıdır. guaj, suluboyaya göre oldukça sert ve kaba bir malzemedir, bu sebeple bunda sert kıllı resim fırçası da kullanılır.

Biraz tecrübe kazandıktan sonra guaj boyaları ile kolay ve çabuk re­sim yapılır. Bilhassa çalışma sırasında ıslatılan kağıt kurumadan renkler sü­rülür ve resim ahenkli bir şekilde belirtilirse, kağıdın kuruması yüzünden baş gösteren ve çok zaman alan tashihlere lüzum kalmaz.

Trilin içine mürekkep ve guaj boya konularak düz ve dairesel çizgiler çizmek için kullanılan bir alettir. Piyasada ayrı olarak veya pergel takımının içinde satılmaktadır. Trilinde daireler çizmek için normal pergelin kalem yerleştirilen kısmı çıkartılıp yerine trilin monte edilir. İçine boya konularak daireler rahatlıkla çizilir.

Boya kıvamı ne çok sulu ne de çok katı ayran kıvamında hazırlanıp bir fırça yardımı ile trilinin içine konulur. Vidasını gevşetip ya da sıkılayarak çizgi kalınlığı ayarlanır. Boya konulduktan sonra temiz bir kâğıt havlu ile dıştaki fazla boyalar temizlenir.

Guaj boyanın triline konulması

Cetvelin ya da pistolenin ayaklı kısmı yukarı gelecek şekilde zemin üzerine yerleştirilir. Trilinin açık kısmı yana gelecek şekilde (aşağıdaki resimlerdeki gibi) çizgi çekilir. Eğer tıkanma olursa bir kağıt üzerine trilinin ucu vurularak tıkanıklık giderilir. Sık aralıklarla trilin temizlenip tekrar boya konulur.

trilinin cetvel ve pistole ile kullanılması

Guaj Boyanın belli bir alan içine taşmasını önlemek daha düzgün yüzeyler oluşturmak için kağıdın özelliğine göre bantla yapıştırmak kolaylık sağlayacaktır (önceden kağıt üzerinde deneme yapmak gerekir. Bazı kâğıtlarda bant yapıştırılıp kaldırıldığında kâğıdın dokusunu zedeleyebilir.). Bantla kapatıldıktan sonra boyayı, bantlı kısmın altına taşmasını önlemek için fırçayı bantlı kısma paralel olarak sürmek gerekir. Bandın yapışkanlığını azaltmak için bir zemin üzerine yapıştırıp kaldırmak daha sonra yüzeye yapıştırmak uygun olacaktır

guaj boyanın kullanımı trilin

Bantla kapatılmış alanda 1. resimde fırça banda paralel doğru bir şekilde, 2. resimde fırçanın bant yönünde yanlış uygulama şekilleri görülmektedir. Bantla kapatılmış alanda 1. resimde fırça banda paralel doğru bir şekilde, 2. resimde fırçanın bant yönünde yanlış uygulama şekilleri görülmektedir. Boyayı karıştırmak için piyasada kullanılan paletlerin yanı sıra cam, plastik veya seramik bir yüzey palet olarak kullanılabilir. Boyayı karıştırmak için paletlerin bölümlerinin yuvarlak olması daha uygundur.

Palet içinde kalan fazla boyayı çok bekletmemek şartıyla saklamak için üzerini hava almayacak şekilde bantla kapatmak gerekir. Guaj boya şişeden alındıktan sonra kapağın iç kısmı ve kavanozun boğaz kısmı temiz tutulmalıdır. Kapağı sıkıca kapatıp eğer boya uzun süre saklanacaksa boyanın üzerine dikkatlice biraz su dökmek, kullanmadan önce bu suyu tekrar dikkatlice boşaltmak boyayı uzun süre kullanmak için önemlidir.

Guaj boya ile hazırlanmış bir Natürmort

Guaj boya ile yapılmış bir natürmort çalışma

Örneğin  Albrecht Dürer manzara ve hayvan figürlerinde guaj boya ile sulu boyayı birlikte kullanmıştır. Portere çalışmalarında ise daha çok guajı yalnız başına veya yağlı boya ile birlikte kullanmıştır.

Albert Durer’in suluboya ile guaj boyayı birlikte kullandığı bir çalışma

Yine Alber Durer’den bir çalışma örneği

Yağlı Boya Resim Nasıl Yapılır? – Sanatsal

Yağlı boya yapımı çok zor değildir. Sorun, pigmenti (yani toz halindeki boya maddesini) bezir yağı içinde sulandırmak ve mermer bir yüzey üzerinde

Yağlı Boya Resim Nasıl Yapılır? - Sanatsal

by Ömer YILDIRIM · 29 Aralık 2019

Yağlı boya yapımı çok zor değildir. Sorun, pigmenti (yani toz halindeki boya maddesini) bezir yağı içinde sulandırmak ve mermer bir yüzey üzerinde ezmektir.

Eski büyük ustalar için güç olan şey saf ve kaliteli ürünler bulamak ve renk sabitliği, sertlik, dayanıklılık açısından güvenilebilir bir boya formülünü keşfetmekti. Her sanatçının kendi formülleri vardır. Leonardo da Vinci, çeşitli yağlar denerken, Dürer fıstığı yağını kömür filtresinden geçiriyor; Tiziano lavanta çiçeği esansı ve güneşte rengi açılmış haşhaş yağı; Rubens kopal reçinesi, haşhaş yağı ve lavanta çiçeği esansı kullanıyordu. Bunlar ev bunlar gibi birçok yöntem büyük ustaların çalışmalarında kendi özelliklerini katıyordu. Bu işlemler on dokuzuncu yüzyılın ortalarına kadar sürdü. Endüstri devriminin sonunda ilk boya fabrikalarını da ortaya çıkardı. Bunların bazıları deneyimsizlik nedeniyle çok kötü nitelikli boya ve renkler yaptılar. Bu yeni tüp boyaları ilk kullanan Emperyonist ressamların çalışmalarında lekeler, giderek değişen renkler, sarıya dönüşen beyazlar, yeşillenen maviler, siyahlaşan kahverengiler, siyenalar vb. görülür. Bu çeşit felaketler, geleneksel boya yapımı yöntemlerine dönmeyi haklı çıkarabilirdi. Ama bir ölçüde bu talihsiz olayların da bir sonucu olarak çağdaş boya yapımcıları ürünlerinin kalitesini giderek yükselttiler ve eski büyük ustaların kullandığı hammaddelerden de daha kalitelisini kullandılar. Böylece sorun çözüldü.

Günümüzde önde gelen marka boyalar, endüstri imalat yöntemleri ile üretilmektedir. Yapılan işlemler, geleneksel boya yapımında kullanılan yöntemlerle aynıdır. Toz pigment bezir yağı ile karıştırılır. Özel makinelerle ezilerek macun haline getirilip, tüplere doldurulur. Resim malzemesi sanat dükkanlarda satılır.

Renkler

Dünyamızı aydınlatan güneş sarı-yeşil ışığı prizmadan geçirilerek analiz edilirse kırmızı, turuncu, yeşil, mavi, sarı ve mor renklerden meydana gelen bir ışık kümesi olduğunu anlarız.

Ünlü bilginlerden Newton, bu renkleri bir daire üzerine yan yana sıralayarak ve daireyi hızla çevirerek güneşin renginin gerçekten bu renklerin kaynaşmasından meydana geldiğini ispat etmiştir. Bu dizi indigo=mora çalan mavi renkte yediyi bulur.

Fizikte güneş ışığını oluşturan bu renklere ana renkler denir. Fakat resim bilgisinde “ana renk” olarak tanınan ve kabul edilen bu diziden yalnız kırmızı, sarı ve mavi renklerdir. Çünkü diğer bütün renkler bu üç rengin birbirleriyle teker teker karıştırılmasıyla elde edilir.

Renkler

Winsor & Newton, Schmincke, Le Franc & Bourgeois, Rowney, Reeves Academy ya da titan gibi önemli yağlıboya yapım kuruluşları, çok çeşitli renkte boya üretimi yaparlar. Bazı firmaların doksana yakın renkte boyası vardır ve belki on çeşit sarı bulmak mümkündür. Böylece özel isteklere uygun renkler bulmak mümkün olur ama hiçbir sanatçı bu renkleri kullanmaz. Bir sanatçının paletinde, on iki yada on dört renk bulunur. Yağlı boya resim yapımında standart olarak kullanılan boyaların başlıca özellikleri şunlardır.

Titan Beyazı: Bu beyaz boya son zamanlarda, geleneksel olarak kullanılan kurşun ve çinko beyazının yerini almıştır. Daha saydamsız ve güçlü bir boyadır.

Kurşun Beyazı: Kolayca kurur, çok saydamsız ve güçlüdür, fonların boyanmasına çok uygundur.

Çinko Beyazı: Kurşun beyazından daha soğuk bir renktir. Daha az örtücüdür daha az kurur.

Limon Sarısı: Bu boya bir Baryum Kromattır. Çok dayanıklı bir boyadır ve kullanımda beklenmedik bir zorlukla karşılaşılmaz.

Napoli Sarısı: En eski boyalardan biridir. Saydamsız ve iyi kurur. Oldukça zehirlidir.

Kadminyum Sarısı: Kadminyum Sülfit; güçlü ve yoğun renkli, oldukça yavaş kuruyan bir boyadır. İçinde bakır olanlar hariç tüm boyalarla karıştırılabilir.

Sarı Okr: Hidrohematit içeren saf ombra. Bilinen en eski boyalardan biridir, çok güçlü ve örtücü bir boyadır. Hızlı kurur ve her renkle karıştırılabilir.

Kırmızılar içinde en dikkati çeken renkler açık toprak renkleridir. Bunlar sarı okr ile birlikte şimdiye kadar bilinen en eski renklerdir. En çok kullanılan kırmızılar siyenalar, kadminyum kırmızısı ve alizarin kırmızısıdır.

Saf Siyena: Adını aynı adı taşıyan İtalyan şehrinden almıştır. Hidrohematit içeren saf toprak rengidir. Karıştırılması kolay ve pratik bir renktir. Eğer çok yağ karıştırılarak sulandırılırsa siyahlaşabilir; bu nedenle büyük alanları örtmek için uygun değildir.

Yanık Siyena: Saf siyenanın ısıtılarak kavrulmasıyla elde edilir. Saf siyenaya benzer özellikleri olsa da kolayca kararmama gibi üstünlükleri de vardır. Venedikli büyük ustalar tarafından çok kullanılmıştır.

Vermillion: Çok parlak bir renktir. İyi bir örtücüdür, ama yavaş kurur. Uzun süre güneşte kalırsa kararmaya başlayabilir.

Kadminyum Kırmızısı: Bir kadminyun sülfür selen bileşimidir. Güçlü parlak bir renktir; iyi örtücüdür. Bakır içeren renkler dışında her renkle  karıştırılabilir.

Garans Kırmızı: Alizarin kırmızısı olarak ta tanımlanır. Çok kuvvetli bir tonda olan bir laktır. Parlak ve saydam bir renktir ve yavaş kurur. Karıştırıldığında çok zengin ve çeşitte mermer, pembeler ve kırmızılar verir.

Permanent Yeşili: Bu renk krominyum oksit ve kadminyum limon sarısı karışımıdır. Çok kullanılan ışıklı bir renktir.

Yeşil Ombra: Sarı okrun bir türevi koyu haki bir gridir. Bilinen en eski renklerden biridir.

Emerald Yeşili: Zümrüt yeşili veya viridyan adlarıyla da bilinir. Bir hidrokrominyum hidrooksittir. İlk kez 1838’de Paris’te elde edildi ve 1859’da satışa çıkarıldı. Tonal zenginliği ve bu renkten üretilen renk dizilerinin kalitesi nedeniyle yeşillerin en güzeli olduğu söylenir.

Kobalt Mavisi: Bu renk kobalt siyahı, alüminyum oksit ve fosforik asit bileşimidir. 1802’de Fransa’da keşfedildi. 1870’te İngiltere’de artistik bir renk olarak kullanıldı. Kullanımında sınırlama olmayan metalik bir renktir. Çabuk kuruyan bu renk tamamen kurumamış hiçbir renk tabakasının üzerine uygulanmamalıdır.

Ultramarin Mavisi: Ultramarin, tüm boya pigmentleri içinde en çok beğenilen renktir. Lapis lazuli denen yarı değerli bir taşın ezilmesiyle elde edilir. İlk kez on ikinci yüzyılda Avrupa’da kullanılmıştır. Bundan çok daha fazla kullanılan yapay ultramarin mavisine  Fransız ultramarini denir. Yapay ultramarin mavisi alüminyum, silikon, soda ve kükürt karışımıdır.

Prusya Mavisi: Bu renk potasyum ferrosiyanid ve kuvvetli bir renk gücü vardır. Transparan bir renktir ve iyi kurur.

Saf Ombra: Saf siyenaya benzeyen ama yapısında daha çok magnezyum bulunan bir toprak rengidir. Çok az yeşile kaçan bu renk, kullanımında çok fazla sorun çıkarmaz ve çok hızlı kurur.

Yanık Ombra: Saf ombranın ısıtılarak kurutulmasıyla elde edilir. Saf ombradan çok daha sıcak ve kırmızıya yönelik bir tonu vardır. Aynı zamanda çabuk kurur ve sonunda kararır.

Alman Ombrası: Bu renk içinde demir filizi bulunan saf bitümlü ombradır. Koyu kahverengi bir görünümü vardır. Çok yavaş kurur ve sadece glasi amacıyla çok ince bir tabaka halinde sürülür yada rötuşlaşmada kullanılır.

Fildişi Siyahı: Tüm siyahların en çok kullanılanıdır. Ezilmiş kemiklerin ısıtılıp kavrulmasıyla elde edilir. Fildişi parçalarından yapılan çok güzel bir türü de vardır. Koyu siyah bir renk verir.

Koyu siyah bir renk olduğundan, bazı ressamlar bu rengi, Prusya Mavisi, Yanık Ombra , Zümrüt Yeşili ve alizarın kırmızısı gibi çeşitli koyu renklerde elde ettiğini hatırlamak gerekir. Sanatçı böyle bir karışımla elde ettiği siyah rengin , yoğunluk derecesini, sıcağa ve soğuğa karşı eğilimini kontrol edebilir.

Yağlı boyada kullanılan renkler, toz boyaların bezir veya haşhaş  yağı ile ezilerek macun haline getirilmiş ve kurumaları için kalay tüp içine konulmuşlardır. Fakat bununla beraber tüp içindeki boyalar da zamanla sertleşir. Böyle kurumuş ve sertleşmiş yağ ve terebantin ile tekrar ezilerek macun haline getirilebilirse de bunların kullanılmaması daha doğru olur.

Toz boyaları ezme için kullanılacak bezir ve haşhaş yağının çok temiz, saf ve havanın oksijeni etkisiyle bozulmamış olması gerekir. Yağları kullanmadan önce turnusol kağıdı ile kontrol etmek yerinde olur. Toz boyalar ezilirken fazla yağ kullanmamalı. Boyaların katılığı orta derecede olmalıdır. Çok cıvık olarak tablo üzerine sürülen renkler sonradan kararır ve tablonun renk ahengini değiştirirler. Bunun için ressamlar, boyaları kullanmadan önce onları bir sünger kağıdı üzerine koyarak fazla yağları yok ettikten sonra kullanırlar

Boyacılar, boyaların tüp içinde çabuk kurumamalarını sağlamak amacıyla toz boyalara çok yağ karıştırırlar. Bu hileleri belli olmasın diye de bu katışığa balmumu katarlar. Çünkü balmumu boyalara katılık verir. Bu suretle elde edilen boyalar da yağ ve bal mumu fazla bulunduğundan boyayıcı madde de azdır. Fakat boyacılar böyle bir katışığa  biraz (anilin) boyası katarak, istenilen rengi elde ederek, sahtekarlıklarını gizlerler. Böyle tür boyalar kullanmaktan çekinmek gerekir. Çünkü tuval üzerine sürülen bu tür boyaların yağları zamanla tuval tarafından emilir ve üstte boya hissini veren renkli bir mum tabaksı kalır. Bu cins boyalarla yapılmış tabloların üzerinde sonra çalışıldığı zaman yeni sürülen renklerin alttaki bal mumu tabakasıyla kaynaşmadığı görülür. Bu ise üste sürülen renklerin sonradana çatlamasına neden olur. Daima az yağ ile ezilmiş boyalar kullanılmalıdır. Eğer resim yaparken boya katı geliyorsa fırça yardımıyla Gode’de bulunan haşhaş yağından katarak yumuşatmak kesinlikle çok yağlı boyaları kullanmaktan daha yararlıdır.

Eşyaların saydam ve buğulu görünüşlerini belirtmek, glase yapmak, çabucak taslak işlemek özelliğinde boyaları sulandırmak için, esanslar kullanılır. Resimde en çok kullanılan esans <Esans Terebantindir.

Esanslar hava ile temas edince reçineleşerek sararırılar. Esansların bileşiminde bulunan reçineler çabuk kurumadıklarından bütün tozların resim üzerinde toplanmasına ve dolayısıyla renklerin kararmasına neden olur. Bu sakıncalarından dolayı bunların yerine resimde petroller kullanılır.

Resimde kullanılan petrollerin en ünlüsü “esans dö petrol”dür. Isıtılan petrolün buharını soğutmak suretiyle elde edilir. Esans dö petrol hava etkisinde kalınca hemen uçar ve hiçbir tortu bırakmaz. Bu deney beyaz bir kağıt üzerinde yapılırsa, gerçekten hiçbir tortu bırakmadığı görülür. Esans dö petrollerin bu uçuş özellikleri yapılışlarına göre değişir. Beş dakika, bir saat ve hatta birkaç gün içinde kuruyanları bile vardır.

Esans dö petrolün çabuk uçma özelliği, tortu bırakmaması kurumuş boya ve yağlara daha ok sızabilmesi, terebantine üstün tutulur. Gerçekten eski, kurumuş bir boya üzerine bir damla esans dö petrol damlatılsa tablonun ta arka tarafına kadar geçer. Öyle ki bununla karıştırılan boyalar, eski boya katlarının sonlarına kadar etki bırakır. Bu nedenle kurumuş tablolar üzerinde düzeltmeler yapılacağı vakit, tablonun yüzüne esans dö petrol sürülmelidir. Bu sayede yeni sürülecek boyalara sızar. Bu suretle eski boyalarla bağlantı sağlayan yeni boyalar kurudukları zaman çatlayıp dökülmezler.

Esans dö petrol, balmumunu da etkileyip onu erittiğinden ve balmumu taşıyan boyalarla önce çalışılmış bir tabloda yeniden çalışmak için kolaylık gösterdiğinden esans dö terebentinden daima üstün tutulur. Bununla beraber esans dö petrol bulunmadığı zamanlar taze terebantin kullanmakta sakınca yoktur.

Boyaların bileşimine giren yağları kurutmak için kullanılır ki; bileşimleri manganez ve kurşun oksitin katışığından oluşmuştur. Boyaların içindeki yağların bir bölümü havanın oksijen ile sürünüme gelince çabuk kurur, diğer bir bölümü ise hemen kurumaz. Bunun için öncelikle çabuk kurumayan boyaların içine sigatif katılır.

Sigatiflerin sıvı ve katı olmak üzere iki türü vardır. Boyalara katı durumdaki sigatiflerin karıştırılması daha doğrudur. Çünkü bir boyayı kurutmak için gereken sigatifin miktarı kolay belli edilir. Eğer sigatif mavi olarak kullanılması arzu ediliyorsa esans dö petrol ile ezilmelidir.

Godeye konulan sigatife, esanslara batırıldığı gibi fırçayı her an batırmak doğru değildir. Sigatif ancak geç kuruyan boyalar için kullanılır.

Yağlıboyada kullanılan verniklerin temel maddesi reçinedir. Reçineler genellikle hidrojen, karbonit ve oksijeni kapsarlarsa da bu üç maddenin oranına göre o reçinenin cinsi de değişir. Reçineler içinde eridikleri sıvılara göre bölümlere ayrılırlar.

İşte yağlı boyada kullanılan vernikler böyle değişik tür reçinelerin esanslar içinde eritilmesiyle elde edilir. Reçineyi yağda pişirerek yağlı vernikler ve bunlara balmumu katılarak rötuş verniği yapılır.

Yağlıboya resimde kullanılan boyalar palet denilen ince ve hafif ceviz veya limon ağacından yapılmış bir yüzey üzerine sıralanırlar. En iyi paletler sert parlak ve hafif olanlarıdır. Ceviz, limon, akaju veya kontraplakın seçilmeleri bundandır. Bu tahtalar yüzeyleri zımparalandıktan sonra ve yağlarla bazı işlemlere tutulduktan sonra kullanmaya elverişli olurlar.

Paletlerin biçimleri ve büyüklükleri ödevlerine göre değişik olur. Fakat esas olarak dikdörtgen ve oval biçimdedirler. Paletin bir kenarında baş parmağın geçeceği büyüklükte bir delik vardır. Sol elin baş parmağı bu delikten sokularak, palet güzelce kavranır ve paletin altında serbest kalan parmaklarla kullanılacak fırçalar tutulur. Palet kullanılacağı zaman önce üzeri haşhaş yağı ile ovularak toz ve kirlerden temizlendikten sonra boyalar üzerine dizilmeli ve karıştırılmalıdır. Yağlı boyada paletin temizliği pek önemlidir. Resim yapıldıktan sonra paletin ortasındaki boya artıkları terebentinli bezle iyice temizlenmeli ve sonra üzeri haşhaş yağı ile ovularak tozdan uzak bir yere kaldırılmalıdır.

Fakat bu ancak uzun günler çalışılmayacak zamanlarda yapılır. Palet temizliği terk edilecek olursa paletin ortasında kuruyup kalan boya artıklarının çıkarılması olanak dışı kalacak ve bu suretle palet işe yaramaz bir duruma düşecektir.

Boyaları palet üzerinde karuıştırma ve bu karışığı tuval üzerine sürme işi fırçalar aracılığı ile oluşur. Yağlı boyada kullanılan fırçalar biçim ve türlerine göre iki bölüme ayrılırlar

Biçimlerine göre

1-) Ucu sivri olan fırçalar

2-) Ucu yassı olan fırçalar

3-) Ucu toparlak olan fırçalar

Bunların kullanılışları tabloda yapılması arzu edilen işe göre değişir.

Kılların cinsine göre:

1-) Domuzun yumuşak kıllarından yapılmış sert fırçalar.

2-) Soğuk memleketlerde yaşayan yumuşak tüylü sansar tüylerinden veya göl kenarlarında yaşayana samur hayvanlarının tüylerinden yapılmış yumuşak fırçalar.

Ressamlar boyalarını ezmek veya tuvale sürülmüş fazla boyaları kazımak için madenden yapılmış bıçak biçiminde gereçler kullanırlar.

Bunlardan birisi mala biçimindedir. Tuvale yanlış konulmuş bir boya rengi oradan kazımak ve çıkartmak için bıçak gibi kullanılır. Eski ressamlar boyaları doğrudan doğruya tuvale, bunları fırça gibi kullanarak sürerlerdi. İki ucu da keskin olan bu araca resim dilinde gratuvar denir.

Diğeri bıçak biçimindedir ki renkli toz boyaları yağda ezerek macun haline getirmek ve palet üzerindeki boyaları birbirine karıştırmak için kullanılır.

Garrard, Peter John. Yağlı Boya İle Resim Yapmayı Öğreniyorum İnkılap Kitapevi, 1992

Çağlarca, Saddetin.  Yağlıboya Resim Tekniği, İnkılap Kitapevi

Parramon,  M. Jose , Yağlıboya Resim Sanatı, Remzi Kitapevi

referans :
www.arthipo.com
www.sanatsal.gen.tr

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.

Back to top button