News

Merhaba eşimle görüş ayrılığından boşanacağız. Anlaşmalı bir dava ne kadar sürer?

Boşanma Davasında İlk Duruşma – Avukat Ali DENİZ

Çekişmeli Boşanma Davasında İlk Duruşma hakkında merak ettiğiniz tüm sorular ve aradığınız cevaplar bu yazımızda. Hemen inceleyiniz.

Boşanma Davasında İlk Duruşma - Avukat Ali DENİZ

İçindekiler

Boşanma davanızı açtınız ya da size karşı açılan boşanma davasında cevap dilekçesi verdiniz. Hemen hemen herkesin aklında aynı soru: İlk duruşma ne zaman olacak? İlk duruşmada neler olacak? Hakim taraflara ne soracak? İlk duruşmada tanıkları dinletecek miyim? İlk duruşmada çocukları alabilecek miyim? İlk duruşmada karar verilebilir mi? işte bu yazımızın konusu boşanma davasında ilk duruşma olacak.

Eğer yazımızı sonuna kadar inceleyecek olursanız, aklınıza gelen hemen hemen bütün sorulara cevap bulabileceksiniz. Cevabını merak ettiğiniz başkaca sorular var ise yazımızın altında bulunan yorum kısmından sorunuzu sorabilirsiniz.

Yazımıza başlamadan önce boşanma davasında ilk duruşma konusunun çekişmeli boşanma davasına ilişkin olduğunu belirtmekte fayda görmekteyim. Çünkü anlaşmalı boşanma davalarında eğer protokolde bir kanuna aykırılık yok ise ilk duruşma aynı zamanda son duruşma olacaktır.

Çekişmeli Boşanma Davalarında yargılama 5 aşamadan oluşur. Bu aşamalar;

şeklinde birbirini takip eden aşamalardan oluşur.

Bir aşama bitmeden diğer aşamaya geçilemez. Her bir aşamanın bitişi ve diğer aşamanın başlanması törensel olarak yapılmakta yani tutanaklara geçirilmek ve taraflara bildirilmek suretiyle gerçekleşmektedir.

Boşanma Davasında İlk Duruşma Ne Zaman Olur?

Çekişmeli boşanma davasında ilk duruşmaya ön inceleme duruşması demekteyiz. Ön inceleme duruşması ise yargılamada ikinci aşamadır. Dolayısıyla ilk aşama olan dilekçeler aşamasının sona ermesi gerekmektedir.

Dilekçeler aşamasında tarafların karşılıklı olarak iki defa dilekçe verme hakları bulunmaktadır. Davacı dava dilekçesini, davalı buna karşılık cevap dilekçesini, davacı cevap dilekçesine karşı cevap dilekçesini, davalı ise ikinci cevap dilekçesini sunabilir.

Her bir dilekçenin sunulması için taraflara tanınan iki haftalık kesin süre bulunmaktadır. Taraflar arasında dilekçeler aşaması sona erdikten sonra ön inceleme mahkemece ön inceleme duruşma tarihi belirlenmektedir.

Söz konusu ön inceleme duruşma tarihi genel itibariyle dava açıldığı tarihten itibaren 5-6 ay sonrası bir tarih olarak belirlenmektedir. Söz konusu süre dilekçe hakkının kullanılmaması halinde azalmakta mahkemenin iş yoğunluğu halinde uzayabilmektedir.

İlk Duruşmada Neler Olur?

Ön inceleme duruşması tahkikat aşaması öncesindeki evredir. Bunun anlamı ön inceleme duruşmasında tahkikat öncesinde mahkemece davaya ilişkin ön incelemenin yapılarak tahkikat aşamasına hazırlık yapılması demektir.

Ön incelemede 3 ana işlemin yapıldığı görülmektedir. Bunlar;

gelin bunları sırasıyla inceleyelim.

Çekişmeli Boşanma davasında hakim ön inceleme aşamasında dava şartlarını, davaya ilişkin ilk itirazları inceler, taraflar arasındaki uyuşmazlığı tespit eder.

Boşanma davasında hakim ön inceleme aşamasında  dava şartlarının bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlüdür.

Hakim önüne gelen Boşanma davasında dava şartları olarak:

hususlarını incelemekle yükümlüdür.

Boşanma davalarında hakim dava şartlarını kural olarak dosya üzerinde inceleyerek karar verir. Ancak bazen taraflardan gerekli izahat alma ihtiyacı bulunur ise ön inceleme duruşmasında tarafları dinleyerek dava şartlarının mevcut olup olmadığı konusunda ilk duruşmada karar verir.

İlk itirazlar davalı tarafından davaya cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gereken itirazlardır. Bu itirazlar cevap dilekçesinde mevcut değil ise bir daha ileri sürülmeleri mümkün değildir. Hakim bu itirazın cevap dilekçesinde bulunup bulunmadığını re’sen gözetmek durumundadır.

Boşanma davalarında ilk itirazlar yetkiye ilişkindir. Davalı kendisine gelen dava dilekçesini tebliğ ettiği tarihten itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde yetkiye itiraz etmelidir. Cevap dilekçesinde yetkiye itiraz yok ise artık bir daha yetkiye itiraz edemez.

Burada şunu ifade etmek gerekir ki; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ilk itirazlar olarak yetki dışında iş bölümü itirazı ve tahkim itirazı da düzenlenmiştir. Ancak boşanma davalarında iş bölümü itirazı ve tahkim itirazı olanağı, boşanma davalarının niteliği itibariyle mümkün değildir.

Çekişmeli boşanma davalarında tarafların temel istemi boşanmaktır. Ancak boşanmanın mali ve mali olmayan sonuçları da bulunmaktadır. Boşanma davası ile birlikte istenmesi mümkün olan mali ve mali olmayan sonuçları içeren dilekçeler dosyaya sunulduktan sonra mahkemece ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konularının nelerden ibaret olduğu hususu tespit edilecektir.

Hakimin uyuşmazlık konularını tespit etmesinin en önemli sonucu, ön inceleme duruşma tutanağına geçen uyuşmazlıklar konusu bakımından yargılama yapılacaktır. Ön inceleme duruşma tutanağında tespit edilen uyuşmazlıklar davada dinlenilmeyecektir. Bunun tek istisnası kamu düzenine ilişkin hususlardır.

Boşanma Davasında İlk Duruşmada Neler Olur?

Ön inceleme adından da anlaşılacağı üzere ön incelemeyi barındırdığı gibi aynı zamanda bir sonraki yargılama aşaması olan “Tahkikat Aşaması” , yani delillerin toplandığı, değerlendirildiği aşama için hazırlık işlemlerini de barındırmaktadır.

Peki ne tür hazırlık işlemleri yapılmaktadır? Taraflar dilekçelerinde bir takım olay ve olgulara dayanmaktadır.

Taraflar bu olayları dilekçelerinde mahkemeye anlatırken henüz delillendirmemişlerdir. Üstelik dilekçeler bakımından her eşin iki dilekçe hakkı olduğunu da belirtmiştik. Örneğin, Davacının dava dilekçesinde,  “Eşim beni aldatıyor“, ” Eşim bana hakaret etti“, “Eşim beni dövdü“, “Eşim beni evden kovdu” şeklindeki iddialar yer almakta iken daha sonra davalının cevap dilekçesi üzerine, davcı bu kez “ayrıca eşim beni ve çocukları aç bıraktı. Harçlık Vermedi. Bizim evden çıkmamıza izin vermedi.” şeklinde ilave iddialarda bulunabilir.

Ön inceleme duruşması yapılmadan, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar belirlenmeden, taraflardan delillerini sunması beklenemez.

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 12/03/2015 tarih 2014/19136 Esas ve 2015/4233 karar sayılı ilamı)

Çünkü taraflar dilekçeler aşamasında iddialarını ve savunmalarını diledikleri gibi genişletebilir veya daraltabilirler.

İşte ön inceleme duruşmasında artık tarafların iddialarını ve savunmalarını genişletme imkanı ortadan kalkar. Uyuşmazlık tam anlamıyla tespit edilmiş olur ve taraflar artık dosyaya yansıyan uyuşmazlık konusuna göre hangi delillere dayanabileceklerini, hangi iddia ya da savunmalarını ne şekilde ispatlayacaklarını belirleyebilirler.

Ön İnceleme Duruşmasında mahkemece hazırlık işlemi olarak;

Taraflara henüz dosyaya sunmadıkları delillerini iki haftalık kesin süre içerisinde sunmaları için süre verilmektedir. Delil listesi halinde tarafların delillerini sunmaları gerekmektedir. Yine aynı şekilde dilekçelerinde tanık deliline başvurmuş iseler bu tanıklara ilişkin tanık listesinin de dosyaya sunulması gerekmektedir.

Bazı deliller tarafların elinde bulunmayabilir. Bu durumda tarafların delil listesindeki bu delillerin nereden temin edileceğini bildirmesi halinde mahkemece bu delillerin toplanması için işlemler yapılacaktır.

Örneğin banka kayıtlarının getirtilmesi için ilgili bankaya yazı yazılacaktır. Telefon dökümlerinin getirtilmesi için ilgili operatöre yazı yazılacaktır. Ya da tarafların gelir durumu için çalıştıkları işyerlerine maaş bordrosunun gönderilmesi için yazı yazılacaktır.

Yine tarafların tanıklarını duruşmada hazır etme/bulundurma zorunluluğu olmadığından mahkemece tarafların tanık listesinde yer alan kişilerin beyanlarının alınması için eğer tanıklar mahkemenin bulunduğu şehirde ikamet ediyorlar ise davetiye çıkarılmasına, farklı bir şehirde oturuyor iseler tanıkların beyanlarının alınması için tanığın ikamet ettiği adreste yer alan Aile Mahkemesine talimat yazılacaktır.

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’da hakime ön inceleme duruşmasında tarafları sulhe davet etme görevi verilmiştir. Hakim tarafları önce sulhe davet edecektir.

Buradaki sulh kavramı taraflar arasındaki uyuşmazlıkların sulh yoluyla çözümünü, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanarak teşvik edecektir.

Taraflar sulh olmayacaklarını beyan etmeleri halinde yargılamaya devam olunacaktır.

Boşanma Davasında İlk Duruşma Nasıl Olur?

Fark ettiyseniz tüm bu açıklamalar hukuk tekniği bir başka deyişle hukuk usulü ile ilgili teknik konulardan oluşmaktadır.

Gelin hep beraber ilk duruşmada neler olduğunu ve duruşma tutanağına nelerin yazıldığı hususunu ayrıntılı bir örnekle inceleyelim.Çekişmeli boşanma davasında ilk duruşmayı canlandıralım.

Yukarıda açıkladığımız üzere mahkemece dilekçeler aşaması sonuçlandıktan sonra Ön İnceleme Duruşma günü belirlenir.

Eğer kendinizi bir boşanma avukatı ile temsil ediyorsanız boşanma avukatınıza, eğer avukatınız yok ise size duruşma gününü, duruşma saatini ve duruşma yerini belirten bir davetiye gelecektir.

Duruşma gün ve saatinde duruşma salonu önünde bulunmanız gerekmektedir.

Duruşma günü için belirlenen tarih ve saatte duruşma salonuna geldiniz. Mahkeme mübaşiri tarafından tarafların adı ve soyadı yüksek sesle söylenmek suretiyle anons edilir. Duruşma salonuna taraflar ve vekilleri alınır.

Duruşma salonunda hakimin kürsüsü ve önünde duruşmada söylenenleri bilgisayar ortamında yazan Zabıt Katibinin masası bulunur.

Ayrıca hakime göre sağ ve sol tarafta karşılıklı iki masa bulunmaktadır.

Davacı ve davacı vekili hakime göre sağ tarafta bulunan masaya oturur.

Davalı ve vekili ise hakime göre sol tarafta bulunan masaya oturur.

Hakim duruşmanın başladığını belirtir. Ve duruşmaya gelenler duruşma tutanağına geçirilir

 Davacı A ile vekili Av. Ali Deniz, davalı B… ile vekili Av. Ensar Akşan geldi. Başka gelen yok. Açık Yargılamayla “Ön İnceleme Duruşmasına” başlandı.

Duruşmaya avukatların yanında taraflar da katılmış ise; önce davacının daha sonra davalının kimlik ve adres bilgileri tespit edilir. Bunun için taraflardan kim olduklarını  tespite elverişli bir kimlik  vermesi istenir. Bunun için Kimlik Kartı, Sürücü Belgesi, Pasaport gibi bir belgeyi ibraz etmelisiniz.

Daha sonra mahkemece tarafların sunduğu dilekçeler ve dosyaya giren belgeler okunarak tutanağa geçirilir.

Hakim Tarafları Sulhe Teşvik Eder. Kanundan doğan bir zorunluluk olarak tarafların evliliklerini devam ettirebilecekleri, gerekirse bu konuda profesyonel yardım alabilecekleri konuları açıklanarak taraflar arasında sulh ihtimalinin olup olmadığı hususu sorulur. Taraflardan bir tanesi sulh olmak istemediğini beyan ederse sulh gerçekleşmediğinden duruşmaya devam olunur.

Davacı ve vekili : Sulh olma ihtimalimiz bulunmamaktadır dediler.

Davalı ve vekili : Sulh olma ihtimalimiz bulunmamaktadır dediler.

Taraflar arasında sulh ihtimalinin bulunmadığı anlaşılması üzerine artık uyuşmazlığının tespitine geçilir.

Hakim dava dilekçesini ve var ise cevaba cevap dilekçesini özetleyerek davacı taraftan diyecekleri sorulur. Davacı tarafın beyanları tutanağa geçirilir.

Cevap dilekçesi ile ikinci cevap dilekçesini özetleyerek davalı tarafından diyecekleri sorulur. Davalı tarafından beyanları tutanağa yazılır.

Davacı ve vekili : Dava dilekçemizi ve cevap dilekçemizi tekrar ederiz. Tarafların boşanmalarına ve boşanmaya bağlı taleplerimizin kabulüne karar verilmesini talep ederiz. Ayrıca tedbir nafakası ve müşterek çocuğun tedbiren velayetinin tarafımıza verilmesini talep ediyoruz. Ayrıca delil ve tanıklarımızı bildirmek üzere süre talep ederiz dediler.

Cevap diekçesi ve ikinci cevap dilekçesi okundu. Soruldu.

Davalı ve vekili : Biz de cevap dilekçemizi ve ikinci cevap dilekçemizi tekrar ederiz. Davanın reddine karar verilmesini talep ederiz. Biz de delil ve tanıklarımızı bildirmek üzere süre talep ederiz dediler.

Mahkemece uyuşmazlığın tespitine geçilir. Uyuşmazlık konuları saptanır. Ayrıca tarafların mutabık kaldığı konular var ise bunlarda tutanağa geçirilir.

Tüm bu hususlar tutanağa geçirildikten sonra mahkeme ilk ara kararları tutanağa geçirilir.

Ön inceleme aşamasının sona erdiğini ve tahkikat aşamasına geçildiğini belirtir.

Taraflara delil ve tanıklarını bildirmek üzere iki hafta kesin süre verilir.

Tarafların bildirdiği delillerin toplanması için gerekli işlemlerin yapılmasına karar verilir. Tanıklara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine, taraflar arasında görülmekte olan bir soruşturma ya da ceza soruşturması var ise dosyaya getirtilmesine, banka kayıtlarının mahkemeye gönderilmesi için bankaya yazı yazılmasına vs. dair kararlar verilir.

Hakim, tarafların tedbir taleplerine ilişkin ara kararı verir. Tedbir talebi olarak müşterek çocuğun boşanma davası devam ederken tedbiren kimde kalacağı, müşterek çocuk için diğer eşin sağlayacağı parasal katkıyı (tedbir nafakası), eş için tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken müşterek çocuk ile velayet kendisine verilmeyen aş arasındaki kişisel ilişkiyi ara kararında belirler.

Tahkikat duruşma gün ve saati bildirilir.

İlk Duruşmada Hakim Taraflara Ne Sorar?

İlk duruşmanın amacı uyuşmazlığın tespiti ve sulhe davettir. Ancak uyuşmazlığın tespiti öncesinde sulhe davet gündeme gelecektir.

Dolayısıyla hakim öncelikle eşlere sulh ihtimalinin bulunup bulunmadığını soracaktır. Yani evliliğini devam ettirme konusunda bir niyetiniz var ise gerekirse uzmanlarımızdan faydalanabilirsiniz, uyuşmazlık yaşadığınız konuları uzmanların yardımı ile çözmek isterseniz bu seçeneği değerlendirebilirsiniz. Sulh olma ihtimaliniz var mı diye soracaktır.

Sulh olma ihtimali yok ise, vermiş olduğunuz dilekçeleriniz ışığında beyanlarınızı (taleplerinizi) soracaktır.

Ayrıca mahkeme hakimi taraf dilekçelerinde muğlak (belirsiz), ya da anlaşılamayan hususlar konusunda taraflardan açıklama isteyebilir. Bu konuda sorular sorabilir. Örneğin: taraflardan bir tanesi tazminat istediğini beyan etmiş ancak maddi tazminat mı yoksa manevi tazminat mı istediğini sorabilir.

Ayrıca hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında taraflara soru sorabilir. Örneğin kendisine şiddet uygulandığını iddia eden davacıya, mahkeme hakimi bu konuda açılmış bir soruşturma ya da ceza dosyası bulunup bulunmadığını sorabilir.

Davacı kendi açmış olduğu davayı ya bizzat ya da avukatı aracılığıyla takip etmelidir. Eğer davacı ilk duruşmaya katılmazsa ise iki olasılık gündeme gelecektir.

Davacının duruşma günü duruşmaya gelmemesi üzerine,  davalıdan davayı takip etmek isteyip istemediği hususu sorulur.

Davalı eğer açılan davayı takip etmek isterse, yani davanın devam etmesini ister ise bu takdirde ön inceleme duruşması davacının yokluğunda devam olunur. Ancak burada çok ciddi bir sonuç ortaya çıkar. Davalı iddialarını ve savunmalarını hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan dilediği gibi değiştirebilir, genişletebilir. Yeni iddialar ekleyebilir.

Normal koşullarda taraflar dilekçeler aşamasında sundukları dilekçede dayanmadıkları iddiaları ve savunmaları daha sonra ileri süremezler. İşte burada ön inceleme duruşmasına katılmayan tarafın yokluğunda iddialar ve savunmalar genişletilebilir, değiştirilebilir yeni iddialar ve savunmalar eklenebilir. Bu nedenle ön inceleme duruşmasına sizin ya da vekilinizin mutlaka iştirak etmesi çok büyük önem arz eder.

Eğer davalı davacının duruşmaya gelmemesi üzerine davayı takip etmeyeceğini beyan eder ise; açılan dava davacı tarafından yenilenmek üzere işlemden kaldırılır. Eğer davacı işlemden kaldırılan bu dosyayı üç ay içinde yenilemez ise yani yenileme dilekçesi sunmaz ise bu takdirde duruşma tarihinden itibaren üç ay geçmekle davanın açılmamış sayılmasına karar verilecektir.

İlk duruşmaya davalı gelmezse duruşma davalının yokluğunda devam olunur. Çünkü kimse kendi aleyhine açılan davayı takip etmek zorunda değildir.

Bir başka deyişle davalının duruşmaya gelmemesi duruşmanın yapılmasına ya da yargılamanın devamına engel bir durum değildir. Davacının duruşmaya gelmemesi halinde dosyanın düşmesi yani işlemden kaldırılması söz konusu iken; davalının gelmemesi halinde yargılamaya devam olunacaktır.

Ancak, yukarıda maddede belirttiğimiz risk burada davalı için geçerlidir. Davacı dava dilekçesinde ya da cevaba cevap dilekçesinde belirttiği iddialarını ve savunmalarını hiçbir kısıtlamaya tabi tutulmadan dilediği gibi değiştirebilir, genişletebilir. Veya dilekçelerinde belirtmediği  yeni iddialar ekleyebilir.

Tarafların Avukatı Varsa İlk Duruşmaya Katılma Zorunlu Mudur?

Kendilerine duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilen davacı ve davalının mazeret bildirmeksizin duruşmaya gelmemesi ve kendilerini bir vekil ile temsil etmemiş olmaları halinde, mahkemece “Dosyanın Yenileninceye Kadar İşlemden Kaldırılmasına” karar verilir. Uygulamada İşlemden Kaldırma kararına “Müracaata Bırakıldı” da denilmektedir.

3 ay içerisinde yenileme dilekçesi verilerek dosyanın yenilenmesi mümkündür.

Eğer bu duruşma tarihinden itibaren 3 ay içerisinde bir yenileme dilekçesi verilmez ise bu takdirde mahkemece “Davanın Açılmamış Sayılmasına” karar verilecektir.

Çekişmeli boşanma davasında tarafların kendilerini bir vekil (avukat) ile temsil etmeleri durumunda bizzat duruşmaya katılmaları gerekmemektedir. Bu sadece ilk duruşma için değil tüm duruşmalar için geçerlidir. Kendisini vekil ile temsil eden taraf duruşmalara katılmak zorunda değildir.

Ön inceleme duruşması teknik bir duruşmadır. Yani bu duruşmada yargılamada tahkikat işlemleri dediğimiz delillerin toplanması ve değerlendirilmesi işlemi yapılmaz. Zaten tarafların beyanları dilekçelerinde belirtildiği için kural olarak bu dilekçelerinde belirtilen hususların dışına çıkılamayacağı için tarafların bizzat duruşmalara katılmasının pratikte bir faydası bulunmamaktadır.

Ancak taraflar duruşmaya katılmak isterlerse avukatları ile duruşmaya katılmalarının hiçbir sakıncası da bulunmamaktadır.

Burada özel bir durumu belirtmekte fayda görüyorum. Anlaşmalı boşanma davasında,  tarafların avukatı bulunsa bile tarafların bizzat duruşmada hazır olmaları, boşanma konusundaki iradelerini serbestçe, hiçbir baskı altında kalmadan açıklamaları gerekmektedir. Bu husus anlaşmalı boşanma davalarını çekişmeli boşanma davalarından ayıran en önemli özelliklerden bir tanesidir.

İlk duruşma ön incelemenin yapıldığı, uyuşmazlığın tespit edildiği, tahkikat aşamasına hazırlık işlemlerinin yapıldığı aşamadır. Bu nedenle ilk duruşmada tanık dinlenmez.

Tanıkların daha önceden bildirilmiş olması veya duruşma salonu önünde hazır edilmiş olmaları da bir önem arz etmez. Tanıklar tahkikat aşamasında dinlenir. Ön inceleme duruşması yapılmadan, ön inceleme aşaması tamamlanmadan tahkikat aşamasına geçilemez.

Taraflar dilekçe ekinde bir kısım belgeler sunmuş olabilir. Belgeler yazılı olabileceği gibi görsel de olabilir. Kağıt üzerinde ya da elektronik ortamda olabilir.

Ancak ön inceleme aşaması bitmeden belge değerlendirilmesi yapılmaz.

Ön inceleme aşamasında henüz tarafların hangi konuda anlaştıkları hangi konularda uyuşmazlık yaşadığı konusu tespit edilmediğinden, tarafların iddiaları ve savunmalarının neler olduğu tespit edilmediğinden kural olarak bilirkişi incelemesi yapılamaz.

İlk duruşmada dilekçelerinizdeki taleplerinizi tekrar edebilir, varsa tedbir taleplerinizi dile getirebilirsiniz. Örneğin müşterek çocuğun velayetinin tedbiren size verilmesini, çocuk için ve kendiniz için tedbir nafakası talep edebilirsiniz. Ortak konutta oturuyor iseniz, bu konuda bir uyuşmazlık var ise dava süresince tedbiren ortak konutun size özgülenmesini talep edebilirsiniz.

İlk duruşmada gerek tarafların kendileri için gerekse müşterek çocuklar için tedbir nafakasına ilişkin bir karar verilecektir.

Tedbir nafakası ile ilgili detaylı bilgi için web sitemizde ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Mahkeme hakimi tedbiren velayet (geçici velayet) henüz bir karar vermemiş ise ön inceleme duruşmasında müşterek çocuğun boşanma davası süresince kimin yanında kalacağı, hangi eşin himayesinde olacağı hususunda tedbiren velayet kararı verecektir.

Mahkemece tedbiren velayete ilişkin karar verirken aynı zamanda, çocuğun yanında bulunmayan eş ile çocuk ya da çocuklar arasındaki kişisel ilişki konusunda da bir karar verilecektir.

İlk duruşmada yani ön inceleme duruşmasında tarafınıza tüm delil ve tanıklarınızı bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmiştir. Bu iki haftalık süre içerisinde delil dilekçesi ve tanık listesi sunmanız gerekmektedir.

Bu nedenle ilk duruşma sonrasında mutlaka boşanma avukatınız ile bir araya gelerek delillerinizin neler olduğunu, bu delillerin nereden getirtilebileceğini görüşerek kararlaştırmalısınız.

Yine, hangi tanıkların bildirileceği, tanıkların hangi konuda tanıklık yapacağı hususunu değerlendirmeli delil ve tanık listesini hazırlayarak iki haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunmalısınız.

Mahkemece boşanma davasına özgü tedbirler ile ilgili bir ara kararı verilmiş ise kararın icrası ile ilgili olarak görüş alışverişinde bulunmalısınız. Örneğin çocuğun tedbiren velayeti size verilmiş ise çocuğun karşı taraftan teslim alınması için çocuk teslimi gündeme geleceği gibi çocuk ve sizin için tedbir nafakası ödenmesine karar verilmiş ise tedbir nafakasının icra marifetiyle tahsili için icra takibi açılmalıdır.

Duruşma Salonunda Uyulması Gereken Kurallar

Duruşma salonu, duruşmanın yapıldığı yerlerdir. Duruşmaların aleniyeti ilkesi gereğince kural olarak herkes duruşma salonunda duruşmayı izleyebilir. Duruşmalar halka açık yapılır.

Ancak yargılamanın yapıldığı ve adaletin dağıtıldığı duruşma salonlarının bazı düzen ve kuralları bulunmaktadır.

Duruşmaların aleniyeti ilkesi gereğince duruşmaları izleyici olarak izleyebilirsiniz. İzleyiciler için duruşma salonunda oturabileceğiniz alanlar bulunmaktadır.

Boşanma Davası Duruşma Tutanağı

Duruşma salonunda tarafların bulunduğu masada bilgisayar ekranı bulunmaktadır. Duruşma tutanağına yazılan her şeyi görebilirsiniz. Duruşmada ekranda yazılanları takip ederek beyanlarınızın tam ve eksiksiz olarak geçtiğinden emin olunuz.

Boşanma avukatınızın varlığı duruşmada konuşma ya da beyanda bulunma hakkınızı ortadan kaldırmaz. Tabi ki konuşabilir beyanda bulunabilirsiniz. Ayrıca söz hakkı isteyebilirsiniz.

Ancak boşanma avukatınız ile bu hususu duruşmadan önce konuşmalı davanızı riske atacak beyanlardan kaçınmalısınız.

Duruşma sonunda bu yönde bir talebiniz olmasa da, taraflara duruşma tutanağının bir örneği verilecektir.

E-Devlet uygulamasında ya da Vatandaş Portal üzerinde tarafı olduğunuz boşanma davası ile ilgili olarak Duruşma Günü Verildi şeklinde bir ifade yer almakta ise duruşmanın yapıldığı mahkemece yeni bir duruşma tarihinin verildiği anlamına gelmektedir.

Bu durumda eğer duruşmaya bizzat katılmamış iseniz, boşanma avukatınızdan duruşmaya ilişkin bilgi vermesini isteyebilirsiniz.

Anlaşmalı boşanma davasında dikkat edilecek 6 nokta

Anlaşmalı boşanma, genel olarak düşünülenin aksine, kadınların daha çok sorduğu konuların başında geliyor.

Anlaşmalı boşanma davasında dikkat edilecek 6 nokta

Kadınlar; çatışmadan kaçmak, uzun sürebilecek bir boşanma davasına dayanamamak, çocukların ihtiyaçları ve benzeri nedenlerle erkeklerin anlaşmalı boşanma talebine karşı duramıyor. Gözlemlediğim kadarıyla “son kuruşuna kadar alacağım” diye düşünen ve bu kararını sonuna kadar götüren kadına gerçek hayatta çok az rastlanıyor.Ancak, anlaşmalı boşanma gerçekleştikten, taraflar boşandıktan sonra bir çok kadın bana telefon ederek anlaşmalı boşanma protokolü nedeniyle uğradıkları mağduriyeti gidermemi istiyor.Hemen belirtmek gerekir ki, anlaşmalı boşanma ile tarafların boşanmasından sonra, boşanma protokolünde kararlaştırılan konularda yeniden dava açmak mümkün olamıyor. Bunun istisnasını ise çocuklar lehine protokole madde konulmamış olması halinde iştirak nafakası oluşturuyor.Bu nedenle anlaşmalı boşanma ile çekişmesiz ve kısa bir süre içinde boşanmayı düşünenler için bu yazıyı hazırladım:

* * *

1. Hızlı davranmak ile aceleci davranmak arasında fark vardırAnlaşmalı boşanma davası, tahmin edilebileceği gibi çekişmeli boşanma davasından daha kısa sürede biter. Bir an evvel boşanmanın gerçekleşmesini ve hayata yeni bir başlangıç yapılması elbette daha iyidir, ancak buna karar verirken mutlaka iyi düşünmek gerekiyor. Meslek yaşamımda, anlaşmalı boşanma duruşmasında (tek celsede biter) vazgeçenleri, çekişmeli boşanma davasının son duruşmasında barışanları, hatta dosya Yargıtay’da temyizdeyken biraraya gelip daha feragat ettiğimiz dosya yerel mahkemeye gelmeden yeniden anlaşmazlığa düşenleri gördüm.Hızlı bir şekilde boşanma davası açmaya karar verilmesi, eşe bu kararın açıklanması ve karşı tarafın bunu kabul etmiş olması, çoğu kurtarılabilecek evlilikleri geri dönülemeyecek noktaya getirebiliyor. Boşanma kararını eşinize açmadan önce mutlaka siz tek başınıza almalısınız.

2. Boşanma kararını eşinizden önce avukatınızla paylaşınEşlerin boşanma konusunda tereddütler içinde olduğu bir dönem vardır. Bu dönemin süresi bir günden yıllara uzayabilir. Belki de çoğu danışanım bana hikayelerini anlatmaya bu yüzden nişanlarından başlar: “Ah avukat bey, nişanımda kayınvalidem şöyle şöyle yapmıştı.”Bu tereddüt döneminde, diğer eş, durumun ciddiyetini kavrar ve mal varlığı ve varsa hatalı davranışları yönünden tedbir almaya başlar. Gayrimenkullerini devretmek için -soyadı tutmayan (!)- güvenilir arkadaşlar arar, banka hesaplarını boşaltır, arabayı değiştirme bahanesiyle satar ve genelde bir avukata telefon ederek cep telefonu konuşmalarının operatörden çıkartılıp çıkartılamayacağını sorar.Bu nedenle, bence boşanma kararı almışsanız bunu eşinizden önce avukatınızla paylaşmanız menfaatinize olabilir.

3. Çocukların geleceği ne olacak?Anlaşmalı boşanma davasında eşlerin üzerinde en az tartışmayla anlaşabildikleri konuların başında çocukların velayeti gelir. Genelde erkek çocuk babaları (ve dedeleri) çocuğun velayetini alıp alamayacağını danışır. Bu soru, çocuk daha iki aylık olsa bile hiç istisnasız sorulur. Kız babalarında ise sorunun danışılma ihtimalini, onda iki-üç olarak hesap ettim.Biraz mantıklı düşündükten sonra, çoğu baba , çocuğun annede kalmasının daha doğru olacağını kabul eder. Bu kabulü, “çocuğu en erken kaç yaşında alabilirim” sorusu takip eder.Çocuğun velayetinde anlaşan ebeveynler, iştirak nafakası konusunda çok da fazla uyuşmazlık yaşamaz, erkekler konu çocukları olunca eli açık davranmaya daha fazla meyilli oluyorlar.Nafakayı belirlerken, çocukların yaşlarını, gidecekleri okulu, gıda, giyim ihtiyaçlarını hatta hafta sonu alacakları harçlıkları göz önünde tutmayı ihmal etmeyin.

4. Ceketimi alır çıkarımEski Türk filmlerinin klişesi günümüzde de hala geçerli. Boşanma söz konusu olunca, ev eşyaları genelde kadında kalıyor. Ancak son zamanlarda, özellikle 25-30 yaş arasındakilerin boşanmalarında, bu eşyaların da tartışıldığını görüyorum.Eşlerin çeyiz olarak getirdikleri ev eşyaları tabii olarak kendilerine verilmeli, ancak ev eşyaları evlilikten sonra ödenen taksitlerle alındıysa eşitçe paylaşılmalı.

5. Eşe nafaka yok mu?Kadınlar, bazen gurur yapıyor, nafaka istemiyor. Ama gerçeklerle yüzleşmeye başlayınca geçimini sağlayamayan kadın eski eşinden nafaka alıp alamayacağını öğrenmek için kapımızı sıkça çalıyor. Boşanma protokolünde nafakaya asgari bir miktarda da olsa mutlaka yer verilmeli.

6. Saçımı süpürge ettim, gençliğimin tazminatı bu kadar mı?Özellikle, 45-55 yaş arasındakilerin boşanmasında karşılaştığım konu da tazminat meselesi. Kadınlar genellikle, evli kalma sürelerini, doğurdukları çocuk sayısını gözönünde bulundurarak bir tazminat belirlenmesini umuyorlar. Anlaşmalı boşanmada tazminat bedeli kocanın insafına kalmış. Tazminat miktarını belirlerken, eşin malvarlığının toplam değeri ile, yaşı, yeniden evlenme ihtimali, sizin yaşınız, eğitiminiz, yeniden evlenebilme ihtimaliniz, taşınma- yeni ev kurma masraflarınız, hayata yeniden başlayacak olmanız da düşünülmeli.

* * *

Sözün kısası, anlaşma pes etmek demek değildir, anlaşmalı boşanma eğer haklarınız gözetiliyorsa, adaletli ise ve boşanma kararı alınması gerçekten kaçınılmaz olmuşsa başvurulması gereken bir sosyal (ve hukuki) kuraldır diyorum.

Referans :
www.alideniz.av.tr
www.hurriyet.com.tr

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.

Back to top button