News

İstanbul da görenleri şaşkına çeviren olay!

İstanbulda şaşkına çeviren olay: Anıt mezarın üstüne 2 bina diktiler

Fatih’te Şeyhülislam Müftü Hüseyin Efendi’nin mezarının üstüne iki tane bina dikildiği ortaya çıktı. Binada oturanlar “Asla rahatsız etmiyor. Neden rahatsız etsin ki?” diyerek durumu olağan karşılarken binaların altında kalan mezarlık için ise Fatih Belediyesi 2005 yılında Anıtlar Kurulu’ndan anıt mezar olduğunu tescil ettirdi. İşte Fatih’te görenleri şaşırtan manzaradan kareler…

İstanbulda şaşkına çeviren olay: Anıt mezarın üstüne 2 bina diktiler

Fatih Dervişali Mahallesi Açıkbaş Sokak’ta, Şeyhülislam Müftü Hüseyin Efendi’nin mezarının bir bölümü, iki binanın duvarları altında kalıyor. Apartmanlardan birinin alt katında oturanların penceresi direkt mezarlığa bakarken, diğer binanın tuvalet penceresi de yine mezarla bitişik durumda. 100 yıl önceki sigorta haritasında ise o noktanın mezarlık olduğu açık bir şekilde görülüyor. 1970 yılında yerleştirilen mezar taşında, “Doğum ve ölüm tarihi bilinmeyen Şeyhülislam Müftü Hüseyin Efendi” yazıyor. Tarihçi yazar Mehmet Dilbaz, “Muhtemelen burası bir hazire. Bir mezarın üzerine 2 tane birden bina inşa edilmiş. Bina inşa edilirken de mezara lütfedip bir parça bırakmışlar. Mezar binanın altına girmiş” ifadelerini kullandı.  

Dilbaz, mezarın olduğu Dervişali Mahallesi’nde açıklamalarda bulundu. Dilbaz, “Burada Osmanlı’nın torunlarının, ecdadına gösterdiği revayı, saygıyı arkada görüyorsunuz. Muhtemelen burası bir hazire. Bir mezarın üzerine 2 tane birden bina inşa edilmiş. Bina inşa edilirken de mezara lütfedip bir parça bırakmışlar. Mezar binanın altına girmiş. Üzerindeki taş 1970’lerde konulmuş, Müftü Hüseyin Efendi diye konuluyor. Müftü Hüseyin Efendi 4. Murat döneminin ünlü bir şeyhülislamı. 4. Murat tarafından denizde idam ettirilen ama Müftü Hüseyin Efendi’nin tarihsel kayıtlarda Büyükçekmece açıklarında idam edilip oradan kumsala gömüldüğünü biliyoruz. 

Eğer bizim bilmediğimiz bir şekilde naaş oradan buraya taşındıysa buraya defnedildiyse bilemem. Buna dair bir kayıt yok belki birisi kendi kafasına göre bir yazı yazmış olabilir. Ama her halükarda net olan bir şey var. Burası mezarlık ve orada bir mezar var. Zaten orada bir mezarın olması sahibinin çok önemi kalmıyor. Burada bir mezar var ve net olan şu, biz 8 bin yıllık kadim bir kentte son 550-600 yıldır bu kentte” diye konuştu. 

Mezarın bakımsız bırakıldığını ifade eden Mehmet Dilbaz, “Arkadaki net bir mezar. Mezarın taşını yandaki binanın altında kalacak şekilde yapmışız. Yani burada mezarı bile bile üzerine bina dikmişiz. Üzerinde hayvan pisliklerinin bile görüldüğü burada bir tuvalet camının olduğu bir yer. Arka tarafta bir tuvalet var, burada bir Osmanlı kabri var. Üzerine yazılan yazı doğru ise burada 4. Murat’ın Şeyhülislamının kabri var. Ve onun yanında bir tuvalet var. Skandal bu” ifadelerini kullandı.    

Mezarın üzerinde yapılan binanın alt katında oturan Meryem Doğan, durumdan rahatsız olmadıklarını söyledi. Doğan, “Asla rahatsız etmiyor. Neden rahatsız etsin ki? Asla etmiyor. Çünkü o mezar çevrilmiş. Herkes işine gücüne bakıyor. 

Mezara da rahatsızlık verilmiyor. Bizi koruduğuna inanıyorum, neden inanmayayım? Hani deyim olarak derler ya ‘mezar olunca korkar mısınız’ diye, asla bir korkumuz da yok. Senelerdir alıştık. 25-30 senedir burada oturuyorum. Alıştık. Onu ben koymadım ki, oraya tarihe saygısızlık yapayım” dedi.

Aynı mahallede yaşayan Senanur Baytur, “Mahalleden alışılan bir durum. Kimseye tuhaf gelmiyor artık. Bizim yan tarafa yeni bir gelin taşınmıştı. O ilk taşındığı zaman su kendi kendine açılmış bir gece. O da onun geldiğini düşünmüştü.

Yere havlu sermiş abdest alması için. Öyle korkmuştu ama sonradan o da alıştı. Bize bir rahatsızlık vermiyor bu görüntü. Şuradaki binada duran yaşlı bir teyze vardı, o bakıyordu buraya ama o da taşındı, şu an bakan yok” diye konuştu.

Fatih Belediyesi’nden yapılan açıklamada ise, mezarlığın 2005 yılında Anıtlar Kurulu tarafından tescil edildiği, 2020 yılı itibari ile de belediye tarafından burası için bir proje çalışması yürütüldüğü belirtildi

İstanbulda şaşkına çeviren olay… Koronvirüs salgınını fırsata çevirdiler! Bizi eskort sananlar var…

İstanbulda şaşkına çeviren olay... Koronvirüs salgınını fırsata çevirdiler! Bizi eskort sananlar var...

Koronavirüs salgını nedeniyle kafeler ve restoranlar kapalı olunca dışarıda buluşma imkânı bulamayanlar için bazı kişiler, bu durumu fırsat bilerek evlerinin bir odasını kafeye çevirdi. Hatta öyle ki bu ev kafeleri işletenler müşteri bulmak için sosyal medya üzerinden ilan dahi veriyor. Verilen bir ilana istinaden Arnavutköy’de bir ev kafeye müşteri olarak giren DHA ekibi bu kafelerin nasıl işletildiğini yerinde görüntüledi. Ev kafe müşterisi olmak için önce telefonla rezervasyon oluşturmak gerekiyor. Rezervasyon saatinde,  telefonla arayarak geldiğini haber veren müşteriler, apartmanının zemin katındaki daireye misafir gibi alınıyor. Evin yalnızca bir odasının kafe gibi hazırlandığı dikkat çekiyor. Masalara alınan müşterilere kısa sürede servis yapılıyor. Müşterilerin çay içmelerinin zorunlu olduğu belirtilirken, bir süre sonra sipariş verilmese de meyve tabağı ve çerez de getiriliyor.  Servis bittikten sonra sosyal medya hesapları için masanın fotoğrafının çekildiği görülüyor. Ev kafelerin menü fiyatlarının ise oldukça yüksek olduğu dikkat çekti. İki çay, meyve tabağı, bisküvi ve kuruyemiş için istenen ücret 100 TL oldu. Sorularımız üzerine pandemiden dolayı kapanan kafelerin ardından böyle bir girişim içerisinde bulunduklarını söyleyen ev kafenin işletmecisi E.S. müşteri bulmakta hiç zorlanmadıklarını talebin bir hayli fazla olduğunu söyledi.

“BİZİ ESKORT SANANLAR VAR”

Müşteri olarak girilen ev kafenin işletmecisi E.S. sadece ticari amaçla böyle bir girişim içerisinde bulunduklarını belirterek, “İlanı görenler ‘siz eskort musunuz?’ diye soruyor. Gelecek olan misafirlere kısıtlama koyuyoruz ve en fazla 1 saat kalabileceklerini söylüyoruz. Yatıya kalmak isteyenleri de geri çeviriyoruz” dedi.

“BU DURUMUN HİÇBİR SAKINCASI OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM”

DHA ekibi müşteri olarak girdikleri evin kapısını bu kez de gazeteci kimliğiyle çaldı. Ev kafenin işletmecisi E.S., sorular üzerine bu durumun yasal olmadığını düşünmediğini belirterek, “Eve çok kişiyi almıyoruz zaten. Sayıca fazla kişi gelmek isteyen çok kişi oluyor ama biz buna müsaade etmiyor en fazla 4 kişi alıyoruz. Bu durumun hiçbir sakıncası olduğunu düşünmüyorum. Biz burada suç işlemiyoruz. Bu durumu iş olarak düşündük. Pandemiden dolayı kafeler kapalı bu yüzden böyle bir şey yapma kararı aldık. Bu durum herkese ilginç geliyor. ‘Neden böyle bir girişim içerisindesiniz’ diye çok yazan oluyor.” dedi.

“TALEP ÇOK, İLERİDE ÜRÜN ÇEŞİTLERİNİ ARTTIRABİLİRİM”

E.S. “İmkânım olursa ileride ürün çeşitlerini arttırabilirim. Tabii bunu yasal olarak yaparım. Ancak, şu anda öyle bir imkânım yok. Gelen insanların güvenilir olmadığı ile alakalı olarak da evet riskimiz var. Ancak, her işin riski var bunu göze alarak yaptık. Talep çok, merak edip ilginç buluyorlar. Bundan sonrasında da açıkçası devam etmeyi düşünüyorum” dedi.

“BEN BU EVİ KAFE OLARAK İŞLETSİNLER DİYE VERMEDİM”

Durumdan haberdar olmayan ev sahibi Hasan Işıldak ise, “Ben bu evi kafe olarak işletsinler diye vermedim, ‘aile evi’ diye verdim. Böyle olduğunu bilmiyordum ancak, gerekirse evden de çıkartırım. Burası bir aile apartmanı önüne gelen adam benim evime elini kolunu sallayarak giremez. Bu durumu yeni öğrendim. Kira da vermiyorlar zaten. ‘Durumları kötü’ diye sesimi çıkarmıyordum. Ancak, bu doğru bir davranış değil” dedi.

Tuzla’da giysi kumbarasını akılalmaz yöntemle boşalttı; O anlar kamerada – İstanbul Merkez Haberleri

Tuzla’da giysi kumbarasını akılalmaz yöntemle boşalttı; O anlar kamerada

Tuzla’da giysi kumbarasını akılalmaz yöntemle boşalttı; O anlar kamerada - İstanbul Merkez Haberleri

İSTANBUL, (DHA) – Tuzla Belediyesi’nin Sıfır Atık Projesi kapsamında koyduğu giysi kumbaralarından birinde yaşanan bir olay görenleri şaşkına çevirdi. Bir kadının çocuğunu giysi kumbarasının içine bırakması ve giysilerin çocuk tarafından boşaltılma görüntüsü saniye saniye kameralara yansıdı.

Bir kadın, giysi kumbarasının daracık kapağından çocuğunu geçirerek kumbaranın içine attı. Kumbaranın içine giren çocuk, kıyafetleri bir çuval içerisine doldurup yanındaki kadına verdi. Kıyafetleri poşete dizen kadın, bir süre sonra çocuğunu kumbaranın içerisinden çıkardıktan sonra kayıplara karıştı. O anlar Tuzla Belediyesi personelinin cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.

Tuzla Belediyesi, Sıfır Atık Projesi kapsamında vatandaşların kolay ulaşabilmelerini sağlamak amacıyla ilçenin muhtelif yerlerine koyduğu giysi kumbaraları ile vatandaşların evlerinde bulunan ihtiyaç fazlası tekstil atıklarını toplayarak ayrıştırıyor. Belediye personeli tarafından haftanın belirli günlerinde toplanan tekstil atıklarının kullanabilir olanları yıkanıp dezenfekte edildikten sonra, ütülenerek Tuzla Belediyesi tarafından ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılıyor. Kullanılamayacak olanlar ise geri dönüşüme kazandırılarak ekonomiye katkı sağlanıyor.

referans :
www.karar.com
www.gazetekent.com.tr
www.milliyet.com.tr

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.

Back to top button